Multilingual Turkish Dictionary

English Turkish

English Turkish
PUT ONE'S HAND TO THE PLOW : English Turkish

azimle girişmek, gayretle girişmek

PUT ONE'S HEART TO : English Turkish

aş koymak, kendini adamak

PUT ONE'S NOSE INTO : English Turkish

urnunu sokmak, karışmak

PUT ONE'S OAR IN : English Turkish

karışmak, burnunu sokmak, maydanoz olmak

PUT ONE'S TRUST IN : English Turkish

güvenmek, itimat etmek

PUT ONESELF FORWARD : English Turkish

öne çıkmak, sokulmak, adaylığını koymak

PUT OUT : English Turkish

sönmüş

PUT OUT A FEELER : English Turkish

ağız aramak, nabız yoklamak

PUT OUT OF : English Turkish

v. dışında bırakmak, hariç bırakmak, katmamak

PUT OUT OF ACTION : English Turkish

ozmak, çalışamaz hale getirmek

PUT OUT OF SIGHT : English Turkish

saklamak, ortadan kaldırmak, göz önünden kaldırmak

PUT OUT TO GRASS : English Turkish

emekli etmek, atı yarışlardan almak

PUT OUT TO LOAN : English Turkish

v. ödünç vermek

PUT OUT TO NURSE : English Turkish

akmak, emzirmek, mama vermek

PUT OUT TO SEA : English Turkish

denize açılmak

PUT OVER : English Turkish

aşarı ile yapmak, yutturmak, kandırmak, tutulmasını sağlamak, demirlemek, demir atmak

PUT PUT : English Turkish

n. pat pat, motor sesi

PUT SIGNATURE TO : English Turkish

v. imza atmak, imzalamak

PUT SMB. IN HIS PLACE : English Turkish

v. haddini bildirmek

PUT SMB. IN MIND OF : English Turkish

v. hatırlatmak, kafasına sokmak

PUT SMB. IN ONE'S POCKET : English Turkish

parmağında oynatmak, avucuna almak, üzerinde çok etkili olmak

PUT SMB. IN THE PICTURE : English Turkish

haberdar etmek, önemli rol vermek

PUT SMB. IN THE WAY : English Turkish

fırsat vermek, şans tanımak, olanak vermek

PUT SMB. INTO TOUCH WITH : English Turkish

v. görüştürmek, iletişim kurmalarını sağlamak

PUT SMB. ON HIS METTLE : English Turkish

v. teşvik etmek