English To Turkish
UNDRESS : English Turkish Redhouse
un.dress^ndres' fiil
giysilerini çıkarmak, soymak; soyunmak.
sargısını açmak. isim bakınız in a state of undress
UNDRESSED : English Turkish Redhouse
un.dress.edsıfat
çıplak.
işlenmemiş (deri).
sosu veya terbiyesi olmayan (yemek)
UNDUE : English Turkish Redhouse
un.due^ndu' sıfat
aşırı: undue strictness aşırı sertlik.
yasaya aykırı, usule aykırı: undue seizure yasaya aykırı el koyma.
uygunsuz, yakışıksız, yersiz: undue criticism yersiz eleştiri.
vadesi gelmemiş
UNDULATE : English Turkish Redhouse
un.du.late^n'dyıleyt fiil dalgalandırmak; dalgalanmak. sıfat dalgalı
UNDULATION : English Turkish Redhouse
un.du.la.tion^ndyıley'şın isim
dalgalanma.
dalga
UNDULY : English Turkish Redhouse
un.du.ly^ndu'li zarf
aşırı derecede.
boş yere, gereksiz yere.
haksız yere.
yersiz olarak
UNDYING : English Turkish Redhouse
un.dy.ing^nday'îng sıfat ölmez, ölümsüz, sonsuz
UNEARTH : English Turkish Redhouse
un.earth^nırth' fiil
toprağı kazıp çıkarmak.
meydana çıkarmak, keşfetmek
UNEARTHLY : English Turkish Redhouse
un.earth.ly^nırth'li sıfat
doğaüstü.
konuşma dili uygunsuz
UNEASINESS : English Turkish Redhouse
un.eas.i.nessisim
huzursuzluk, rahatsızlık.
endişe, kaygı
UNEASY : English Turkish Redhouse
un.eas.y^ni'zi sıfat
huzursuz, rahatsız.
endişeli, kaygılı.
rahatsız eden.
endişelendirici, kaygılandırıcı
UNEDUCATED : English Turkish Redhouse
un.ed.u.cat.ed^nec'ûkeytîd sıfat eğitimsiz, okumamış, tahsil görmemiş
UNEMOTIONAL : English Turkish Redhouse
un.e.mo.tion.al^nimo'şınıl sıfat duygusuz
UNEMPLOYABLE : English Turkish Redhouse
un.em.ploy.a.ble^nîmploy'ıbıl sıfat çalıştırılması için gerekli vasıfları olmayan
UNEMPLOYED : English Turkish Redhouse
un.em.ployed^nîmployd' sıfat
işsiz, boşta.
kullanılmayan
UNEMPLOYMENT : English Turkish Redhouse
un.em.ploy.ment^nîmploy'mınt isim işsizlik
UNENDING : English Turkish Redhouse
un.end.ing^nend'îng sıfat bitmez tükenmez, sonsuz
UNENDURABLE : English Turkish Redhouse
un.en.dur.a.ble^nîndûr'ıbıl sıfat dayanılmaz, çekilmez
UNEQUAL : English Turkish Redhouse
un.e.jual^ni'kwıl sıfat
eşit olmayan.
düzensiz.
to için yetersiz
UNEQUALED : English Turkish Redhouse
un.e.jual.edsıfat eşsiz, eşi bulunmaz, emsalsiz
UNEQUALLED : English Turkish Redhouse
un.e.jual.ledsıfat, İngiliz İngilizcesi bakınız unequaled
UNERRING : English Turkish Redhouse
un.err.ing^nır'îng, ^ner'îng sıfat
yanılmaz, şaşmaz.
tam
UNEVEN : English Turkish Redhouse
un.e.ven^ni'vın sıfat
düz olmayan, inişli yokuşlu, engebeli; pürüzlü: uneven ground düz olmayan toprak. steep and uneven piece of land engebeli arazi parçası. uneven surface pürüzlü yüzey.
eşit olmayan: The legs of the chair are uneven. Sandalyenin ayakları eşit değil.
tek: uneven number tek sayı
UNEVENLY : English Turkish Redhouse
un.e.ven.lyzarf
düz olmayan/engebeli bir biçimde.
eşit olmayan bir biçimde
UNEVENTFUL : English Turkish Redhouse
un.e.vent.ful^nivent'fıl sıfat olaysız, hadisesiz, sakin
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani