Multilingual Turkish Dictionary

English

English
ANGUILLA : English Turkish

n. Batı Hint Adaları’ndan biri

ANGUILLAN : English Turkish

n. Anguillalı; Anguilla’da yaşayan veya Anguilla vatandaşı; Anguilla yerlisi

ANGUILLAN : English Turkish

adj. Anguilla’nın veya Anguilla ile ilgili; Anguilla vatandaşlarının veya Anguilla vatandaşlarıyla ilgili

ANGUILLIFORM : English Turkish

adj. yılanbalığı şekline şeklinde olan, yılan balığı şekline sahip olan; yılan balığı şeklinde

ANGUINE : English Turkish

adj. yılana benzer, (Zooloji) yılanlarla ilgili veya benzeyen

ANGUISH : English Turkish

n. acı, ızdırap

ANGUISHED : English Turkish

adj. acı dolu, ıstıraplı; işkence görmüş, cefalı

ANGULAR : English Turkish

adj. açısal, köşeli, açılı; çöp gibi (Argo), kemikleri sayılan; sevimsiz, soğuk

ANGULAR BRACKET : English Turkish

açılı parantez, bir kelimeyi içine almak için kullanılan iki işaretten biri (örneğin, () )

ANGULAR FIELD : English Turkish

açı alanı, kamera ve cisim arasındaki açı, bir fotoğrafın çekildiği açı

ANGULAR MOMENTUM : English Turkish

açısal momentum, dönme hareketi şiddeti ölçüsü olan nicelik (Fizik)

ANGULAR VELOCITY : English Turkish

açısal hız, açısal yer değiştirme değişim oranı

ANGULARITY : English Turkish

n. açılı olma, köşeli olma; aşırı zayıflık; sevimsizlik

ANGULARLY : English Turkish

adv. açısal olarak, açısal bir biçimde; dimdik

ANGULARNESS : English Turkish

n. sertlik, katılık, bükülmezlik; kemikli, kuruluk; eğrilik

ANGULATE : English Turkish

v. açısal olmak, açısal yapmak; açısal hale gelmek

ANGULATE : English Turkish

adj. açısal olma, açıları olan; köşeli şekilli olma

ANGULATION : English Turkish

n. açısal şekil, açılar oluşturma veya yerleştirme

ANGUS : English Turkish

n. bir erkek adı; İskoçya’da bir bölge

ANGUS : English Turkish

n. İskoç bir inek türü

ANGWANTIBO : English Turkish

n. angwantibo, (Zooloji) gelişmemiş kuyruğu olan lemur türü (Afrika’ya özgü)

ANHEDONIA : English Turkish

n. zevk alamama, zevk alamamaktan kaynaklanan durum (Psikoloji)

ANHEDRAL : English Turkish

n. negatif dihedral, bir uçağın ana kanatlarının yan eksenden aşağı doğru yatırılmış olduğu açı

ANHEDRAL : English Turkish

adj. anhedral, ksenomorfik, kendine özgü kristalli şekli olmayan ve onu çevreleyen taneler tarafından etkilenmiş biçimi olan mineral tane

ANHIDROSIS : English Turkish

n. anhidroz, terleme eksikliği, terleme sistemi bozukluğu (Tıp)