Multilingual Turkish Dictionary

English

English
ANIMAL HUSBANDRY : English Turkish

hayvancılık, evcil hayvanların üretimi ve bakımı ile ilgili olan tarım dalı; çiftlik hayvanları üretme ve yetiştirme

ANIMAL KINGDOM : English Turkish

hayvanlar alemi

ANIMAL MAGNETISM : English Turkish

çekicilik, çekici cazibe, cinsel cazibe

ANIMAL RIGHTS : English Turkish

hayvan hakları, hayvanların iyi ve insancıl muamele görme hakları (özellikle bilimsel deneyler yapma ve gıda endüstrisinde kullanımlarıyla ilgili olarak)

ANIMAL SPAYING : English Turkish

hayvan kısırlaştırma, dişi hayvanın yumurtalıklarını cerrahi müdahale ile alma

ANIMAL SPIRITS : English Turkish

canlılık, hayvanlar; yaban hayvanlar; yaşamayı hak eden ve suiistimal edilmemesi gerek varlıklar olarak hayvanlar

ANIMAL WARDEN : English Turkish

hayvan koruyucusu, hayvan suiistimalini önlemek için görevlendirilmiş olan kimse

ANIMAL WORLD : English Turkish

hayvanlar alemi

ANIMAL WORSHIP : English Turkish

hayvana tapma, hayvanlara tapınma, hayvan sevgisi; paganlık

ANIMAL-LIKE : English Turkish

hayvansı, hayvana benzeyen, hayvani, vahşi

ANIMALCULE : English Turkish

n. mikroskobik hayvan, hayvancık

ANIMALISATION : English Turkish

n. hayvanlaştırma, hayvan şeklinde resmetme; hayvanlaştırma; acımasız veya vahşi hale getirme eylemi (ayrıca animalization)

ANIMALISE : English Turkish

v. hayvana benzetmek, bir insanın hayvan gibi davranmasına neden olmak; acımasız veya zalim olmak; acımasız hale getirmek, merhametsiz hale getirmek; hayvan şeklinde betimlemek (ayrıca animalize)

ANIMALISM : English Turkish

n. hayvanilik, hayvan olma

ANIMALISTIC : English Turkish

adj. hayvansı, hayvanca, hayvana benzeyen

ANIMALITY : English Turkish

n. hayvanlık, hayvanlarla ilgili olan nitelikler; canavarlık

ANIMALIZATION : English Turkish

n. hayvanlaştırma, hayvan şeklinde resmetme; hayvanlaştırma; acımasız veya vahşi hale getirme eylemi (ayrıca animalisation)

ANIMALIZE : English Turkish

v. hayvana benzetmek, bir insanın hayvan gibi davranmasına neden olmak; acımasız veya zalim olmak; acımasız hale getirmek, merhametsiz hale getirmek; hayvan şeklinde betimlemek (ayrıca animalise)

ANIMATE : English Turkish

adj. canlı, yaşayan; hareketli, neşeli, hayat dolu

ANIMATE : English Turkish

v. canlandırmak, hareketlendirmek, anime etmek, neşelendirmek, diriltmek

ANIMATE A CARTOON : English Turkish

v. çizgi film yapmak, çizgi karekteri hareketlendirmek

ANIMATED : English Turkish

adj. canlandırılmış, anime edilmiş, canlı, neşeli, hayat dolu

ANIMATED CARTOON : English Turkish

çizgi film, animasyon filmi

ANIMATED DISCUSSION : English Turkish

ateşli müzakere, hararetli konuşma, katılımcıların hareketli ve coşkulu oldukları tartışma

ANIMATED MOVIE : English Turkish

n. çizgi film, animasyon filmi