English
ANISOGAMIC : English Turkish
adj. anizogamik, değişik cinsiyet hücrelerinin birleşimi ile çoğalan (Biyoloji)
ANISOGAMOUS : English Turkish
adj. anizogam, (Biyoloji) anizogami ile ilgili (iki farklı üreme hücresinin birleşmesi ile çoğalma)
ANISOGAMY : English Turkish
n. anizogami, (Biyoloji) iki farklı üreme hücresinin birleşmesi ile çoğalma (örneğin, erkek ve dişi)
ANISOLE : English Turkish
n. anizol, parfümlerde ve organik birleşimlerde kullanılan kimyasal madde
ANISOMETROPIA : English Turkish
n. anizometropi, gözünün birinin ışığı diğerinden daha farklı bir şekilde kırmasına neden olan bozukluk
ANISOMETROPIC : English Turkish
adj. anizometropik, anizometropi hastalığı olan (gözünün birinin ışığı diğerinden daha farklı bir şekilde kırmasına neden olan bozukluk)
ANISOTROPIC : English Turkish
adj. anizotrop, farklı ölçüm seviyelerinde farklı fiziksel özellikleri olan (Fizik)
ANISOTROPOUS : English Turkish
adj. anizotrop, farklı düzlemlerde farklı fiziksel özellikleri olan (Fizik)
ANISOTROPY : English Turkish
n. anizotropi, değişik eksenler boyunca değişik boyutlara sahip olma durumu (Botanik ve Fizik)
ANISYL ALCOHOL : English Turkish
anisil alkol, anisik alkol, parfüm üretiminde kullanılan kimyasal madde
ANJELICA : English Turkish
n. bir kadın adı
ANJELICA HUSTON : English Turkish
n. (1951 doğumlu) ABD’li aktris, John Huston’ın kızı
ANJOU : English Turkish
n. anjou
ANJOU : English Turkish
n. anjou, yeşil kabuğu ve sert pürüzsüz eti olan armut çeşidi
ANKARA : English Turkish
n. Türkiye’nin başkenti
ANKER : English Turkish
n. anker, Avrupa’da kullanılan bir sıvı ölçüsü (8 1/2 İngiliz galonu)
ANKH : English Turkish
n. ankh, uzun ömürlülüğü ifade eden Mısır’a ait sembol (üst gövdesi halka şeklinde olan haça benzer)
ANKLE : English Turkish
n. ayak bileği, ayak bileği kemiği
ANKLE : English Turkish
v. yürümek
ANKLE DEEP : English Turkish
ileğine kadar, ayak bileklerine ulaşan; ayak bileklerine yaklaşan (veya dizlerine)
ANKLE STRAP : English Turkish
n. ayakkabı atkısı
ANKLE STRAP SHOES : English Turkish
n. atkılı ayakkabı
ANKLE-BITER : English Turkish
n. bebek, çocuk, küçük çocuk
ANKLE-DEEP WATER : English Turkish
ileğine kadar olan su, sığ su, sadece ayakları kapatacak kadar derin olan su
ANKLE-HIGH SHOES : English Turkish
ilek yüksekliğinde ayakkabı, ayak bileklerine kadar gelen ayakkabılar, boğazlı ayakkabı
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani