Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
FEVAZIL : Ottoman Turkish

(Fâzıla. C.) (Bak: Fâzıl)

FEVC : Ottoman Turkish

Dalga. Bölük. İnsan kalabalığı. Cemaat. Takım. * Koşmak. Sür'at etmek. * İyi kokunun dağılıp yayılması

FEVC : Ottoman Turkish

gurup, topluluk

FEVC FEVC : Ottoman Turkish

Dalga dalga, kısım kısım, takım takım, akın akın, cemaat cemaat

FEVC-Â-FEVC : Ottoman Turkish

Akın akın, takım takım

FEVD : Ottoman Turkish

Tavşancıl kuşunun kanadı. * Ölmek. * Canip, taraf, yön

FEVDEC : Ottoman Turkish

(C: Fevâdic) Mahfe

FEVEHAN : Ottoman Turkish

(Fevh. C.) Güzel kokular

FEVEHAT : Ottoman Turkish

(Fevha. C.) Güzel kokular

FEVERÂN : Ottoman Turkish

Maddi ve manevi kaynayıp fışkırmak. * Köpürmek. * Coşmak. * Kokunun etrafa yayılması. * Depreşmek. * Şiddet

FEVERÂN : Ottoman Turkish

fışkırma, hızla çıkma

FEVERÂN-I DEM : Ottoman Turkish

Kan fışkırması

FEVERÂN-I ÂB : Ottoman Turkish

Suyun fışkırması

FEVG : Ottoman Turkish

şişman olmak

FEVGA' : Ottoman Turkish

İri vücutlu, şişman kadın

FEVH : Ottoman Turkish

Yaradan kan fışkırması. * Bolluk, genişlik. * Güzel kokunun yayılması. * Kaynamak

FEVHA : Ottoman Turkish

(C.: Fevehât) Güzel koku

FEVHED : Ottoman Turkish

Semiz oğlan, şişman çocuk

FEVK : Ottoman Turkish

Üst. Üst taraf. Yüksek derece. Yukarı

FEVK : Ottoman Turkish

üst

FEVKALBEŞER : Ottoman Turkish

(Fevk-al beşer) İnsan gücünün üstünde, insanüstü

FEVKALBEŞER : Ottoman Turkish

insanüstü

FEVKALGAYE : Ottoman Turkish

Son derecede

FEVKALHAD : Ottoman Turkish

(Fevk-al had) Huduttan ileride. Sınırsız. Hudutsuz

FEVKALHAD : Ottoman Turkish

sınırın üstünde