Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
FEVKALKANUN : Ottoman Turkish

Kanun üstü. Kanunun kabul etmediği. Kanunun karışmadığı

FEVKALKANUN : Ottoman Turkish

kanun üstü

FEVKALKÜL : Ottoman Turkish

hepsinin üstü

FEVKALKÜLL : Ottoman Turkish

(Fevk-al kül) Hepsinin fevkinde. Bütününün üstünde

FEVKALME'MUL : Ottoman Turkish

(Fevk-al me'mul) Ümidin fevkinde, Umulandan ziyade. Ümid edilmedik şekilde. Beklenmedik bir anda

FEVKALMU'TÂD : Ottoman Turkish

(Fevk-al mu'tâd) Her zamankinden üstün. Âdetin fevkinde

FEVKALMÊMUL : Ottoman Turkish

umulanın üstünde

FEVKALZAMAN : Ottoman Turkish

zaman üstü

FEVKALÂDE : Ottoman Turkish

Âdetin fevkinde. Ayrıca, hususi surette. Bilinenlerin üstünde. Müstesna ve yüksek bir surette

FEVKALÂDE : Ottoman Turkish

olağanüstü

FEVKANİYET : Ottoman Turkish

üstünlük

FEVKANÎ : Ottoman Turkish

Üst, üst tarafta, üstteki

FEVKATTAHAMMÜL : Ottoman Turkish

(Fevk-at tahammül) Tahammülün üstünde, tahammül edilmez, dayanılmaz, dayanılması imkânsız

FEVR : Ottoman Turkish

Hemen. Birdenbire. Acele. Sür'at. * Bir adamın geldiği semt ve cihet. * Suyun kaynayıp fışkırması

FEVREN : Ottoman Turkish

Birdenbire, sür'atle, çarçabuk

FEVRES : Ottoman Turkish

Buğday, hınta

FEVRÎ : Ottoman Turkish

hemen, düşünmeden

FEVRÎ (FEVRİYYE) : Ottoman Turkish

Düşünmeden ve âni olarak yapılan hareket

FEVT : Ottoman Turkish

Ölüm, mevt. * Kaybetme. Elden çıkarma. Kaçırma. Bir şeyin bir daha ele geçmiyecek şekilde elden çıkması

FEVT : Ottoman Turkish

yitme, ölme

FEVT-İ FURSAT : Ottoman Turkish

Fırsat kaçırma. Fırsatı değerlendirememe. Ele geçen bir imkânı kullanamama

FEVVARE : Ottoman Turkish

Fıskıye, su fışkırtan şey

FEVZ : Ottoman Turkish

Kurtuluş. Zafer. Necat. Muvaffakiyet. Selâmet

FEVZAİYE : Ottoman Turkish

Fls: Anarşik. Kanun ve nizam tanımayan hal ve hareket

FEVZAÎ : Ottoman Turkish

Anarşist. Hiç bir din ve nizam tanımayan. * Kargaşalık ve anarşi ile alâkalı