Turkish
HACER-ÜL ESVED : Ottoman Turkish
"(El-Hacer-ül Esved) Kâbe'de bulunan meşhur siyah taş. Rengi siyah olduğundan ""Esved"" denmektedir. (İslâm Ansiklopedisi'ne göre: Kâbe'nin şark köşesinde olup, yerden bir buçuk metre yükseklikte kapıya yakın bir yerde yerleştirilmiş, üç büyük ve bir kaç tane de küçük parçadan müteşekkil ve gümüş bir halka ile çevrili ve bir adı da El-Ruh-ul Esved denilen taştır.)Rivayetlere göre; bu semavi bir taş olup Hz.İbrahim Aleyhisselâm'a Cebrail Aleyhisselâm tarafından getirildi. Daha evvel Ebu Kubeys Dağı'nda muhafaza ediliyordu.Hz. Ömer Radiyallahu anhu, Hacer-i Esved'e yaklaşıp öpmüş ve demiştir ki; ""Çok iyi bilirim ki, sen zararı ve menfaatı olmayan bir taş parçasısın. Eğer Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm seni takbil ettiğini görmese idim, aslâ seni takbil etmezdim."" (Sahih-i Buhari Tecrid-i Sarih Tercemesi) Kâbe'nin şark köşesinde ve yine yerden bir buçuk metre yüksekte diğer bir taş, El-Hacer-ül Es'ad (Mes'ud) da vardır ki; tavaf esnasında buna yalnız el ile temas edilir."
HACERAT : Ottoman Turkish
(Hacer. C.) Taşlar, kayalar
HACEREYN : Ottoman Turkish
İki taş. * Mc: Altun ile gümüş
HACERÜLESVED : Ottoman Turkish
Kâbede bulunan ünlü kara taş
HACEVCA' : Ottoman Turkish
Uzun ayaklı adam. * Uzun adam
HACEZE : Ottoman Turkish
Zâlimler
HACFE : Ottoman Turkish
(C.: Hucuf) Sade demirden olan kalkan
HACHACE : Ottoman Turkish
Korkudan melul olmak. * Sırrını demek isteyip yine dememek
HACİD : Ottoman Turkish
Uyuyucu, uyuyan
HACİF : Ottoman Turkish
Karın gurultusu
HACİL : Ottoman Turkish
Utanmış. Utanan. Utanmaktan yüzü kızaran
HACİL : Ottoman Turkish
utanmış
HACİM : Ottoman Turkish
(Bak: Hacm)
HACİM : Ottoman Turkish
oylum, bir cismin uzayda doldurduğu boşluk
HACİN : Ottoman Turkish
Küçük hayvan. * Büluğdan önce evlenmiş olan kız
HACİR : Ottoman Turkish
Hicret eden. Bir yerden bire yere göçen. * Sayıklıyan
HACİRE : Ottoman Turkish
(C.: Hâcirât) Terbiye sınırlarına sığmayan kötü söz ve hezeyan. * (C.: Hevâcir) Günün en sıcak anları
HACİRÎ : Ottoman Turkish
Yapıcı, kurucu
HACİS : Ottoman Turkish
Tasa, keder, hüzün, gam. * Hâtıra. Kalb ve hissin en derin ve gizli sesleri
HACİSE : Ottoman Turkish
(C.: Hevâcis) Merak, kalbe gelen endişe
HACİYAN : Ottoman Turkish
(Hâcı. C.) Hacılar, hacc farizasını yerine getirmiş olan müslümanlar
HACİZ : Ottoman Turkish
Ayıran. Bölen. * Vücudun içindeki bazı uzuvları ayıran karın zarı gibi zarların adı. * Haczeden. Borcunu ödeyemeyenin diğer mallarına el koyan. * Tıb: Bâdemin içindeki bazı oyukları ayıran bölme zarlarına denir. (Bak: Hicab)
HACL (HİCL) : Ottoman Turkish
(C.: Ahcâl-Hucul) Köstek. * Bukağı. * Küçük deve yavruları
HACLA' : Ottoman Turkish
Ayakları beyaz olan koyun
HACLE : Ottoman Turkish
(Haclegâh) f. Gelin odası. Gerdek odası
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani