Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HÜCCET-İ KATIA : Ottoman Turkish

f. Kat'i delil. Bir şeyin doğruluğunu şeksiz, şüphesiz isbata vesile olan

HÜCCET-İ MÜSBİTE : Ottoman Turkish

Bir şeyin isbatında delil olan hüccet

HÜCCET-İ MÜTEADDİYE : Ottoman Turkish

Taraflara münhasır olmayıp başkalarını da alâkalandıran delil

HÜCCET-İ ZAHRİYE : Ottoman Turkish

Kenarında sebebi yazılı bulunan hükmün tasdikli suretini ihtiva eden hüccet

HÜCCET-ÜL İSLÂM : Ottoman Turkish

İslâmın delili, hücceti. (Bak: İmâm-ı Gazâli)

HÜCCETÜLİSLAM : Ottoman Turkish

" ""islâmın delili"" mânâsında Gazalînin namı."

HÜCCİYET : Ottoman Turkish

İhticaca salih olma. Delil sayılabilme, sağlam delil kabul edilir olma

HÜCCİYET : Ottoman Turkish

hüccetlik

HÜCEC : Ottoman Turkish

(Hüccet. C.) Deliller, senedler, vesikalar

HÜCEC-İ HATTİYE : Ottoman Turkish

Huk: Yazılı deliller. Bunlar tezvir ve tasni şüphesinden sâlim olduğundan onunla amel edilebilir, yani hükme medar olur, başka vech ile sübuta ihtiyaç kalmaz. (Beraetler, mahkeme kararları, tescil edilen vakriye gibi.)

HÜCERAT : Ottoman Turkish

(Hücürat-Hücrât) Hücreler. Hüceyreler. Gözler, odacıklar

HÜCESTE : Ottoman Turkish

f. Uğurlu, mübârek, mes'ud

HÜCEYRAT : Ottoman Turkish

Hüceyreler. Hücrecikler. Küçük odacıklar

HÜCEYRE : Ottoman Turkish

Hücrecik. Canlı varlıkların veya nebâtatın vücudunu teşkil eden küçük küçük odacık halinde ve içi vücuda lüzumlu madde ile dolu hücrecik. En küçük canlı parça. * Küçük delik ve oyuk

HÜCEYRE : Ottoman Turkish

hücre

HÜCEYRÂT : Ottoman Turkish

hücreler

HÜCNET : Ottoman Turkish

Kusur, noksan, ayıp. * Bayağılık, karışıklık, soysuzluk. * Sözdeki ayıp

HÜCR : Ottoman Turkish

(C.: Hevacir) Fuhş, hezeyan, kötü sözler

HÜCRAT : Ottoman Turkish

(Hücre. C.) Hücreler, gözler, odacıklar

HÜCRE : Ottoman Turkish

Medine-i Münevvere'nin ismi

HÜCRE : Ottoman Turkish

odacık, canlıların en küçük yapısı

HÜCRE-İ SAÂDET : Ottoman Turkish

Saâdetli oda. Fahr-i Kâinat Hazret-i Peygamber'in (A.S.M.) odası

HÜCREVÎ : Ottoman Turkish

Hücre gibi, hücre ile alâkalı, hücreye dâir

HÜCU : Ottoman Turkish

Zemmetmek, çekiştirmek, kötülemek

HÜCU' : Ottoman Turkish

Az uyku. Gece uykusu