Turkish
HÜFFEL : Ottoman Turkish
Memesi süt ile dolu olan koyun
HÜKAKE : Ottoman Turkish
Kazılan şeyin kazıntısı, talaşı veya yongası
HÜKEA : Ottoman Turkish
Ahmak kimse
HÜKEMÂ : Ottoman Turkish
"(Hakîm. C.) Âlimler. Çok bilgili kimseler. (Bak: Feylesof)(Enbiyanın ekseri şarkta ve hükemanın ağlebi garpta gelmesi kader-i ezelînin bir remzidir ki; şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir; akıl ve felsefe değil. Şarkı intibaha getirdiniz, fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa sa'yiniz ya hebâen gider veya muvakkat, sathî kalır. M.N.)"
HÜKEMÂ : Ottoman Turkish
hakîmler, düşünürler
HÜKEMÂ-İ İŞRAKİYYUN : Ottoman Turkish
İşrakiyye mesleğindeki feylesoflar. (Bak: İşrâkiyyun)
HÜKEMÂ-İ KADİME : Ottoman Turkish
Eski filozoflar
HÜKEMÂ-İ MEŞAİYYUN : Ottoman Turkish
Aristo felsefesi yolunda olan ve derslerini gezerek veren meşaiyyun filozofları. (Bak: Meşşâiyyun)
HÜKKÂM : Ottoman Turkish
(Hâkim. C.) Hâkimler
HÜKKÂM : Ottoman Turkish
hâkimler, söz sahipleri, devlet adamları
HÜKKÂM-I ADLİYYE : Ottoman Turkish
Adliye hâkimleri
HÜKL : Ottoman Turkish
Karınca gibi sesi işitilmeyen hayvan
HÜKLE : Ottoman Turkish
Dil tutukluğu, kekemelik
HÜKM : Ottoman Turkish
(Hüküm) Karar. Emir. Kuvvet. Hâkimlik. Amirlik. * İrade. Kumanda. Nüfuz. * Kadılık etmek. * Tesir. Cari olmak. * Makam. * Bir dâvanın veya bir meselenin tedkik edilmesinden sonra varılan karar. * Man: Fikirler ve tasavvurlar arasındaki râbıtayı tasdik veya inkâr etmek
HÜKM : Ottoman Turkish
hüküm, yargı
HÜKM-İ GIYABÎ : Ottoman Turkish
Huk: Taraflardan biri hazır olmadığı halde verilen hüküm
HÜKM-İ KARAKUŞÎ : Ottoman Turkish
Karakuş hükmü. * Mc: Hesaba kitaba gelmiyen, mantığa uymayan hüküm
HÜKM-İ KAZA : Ottoman Turkish
Allah tarafından evvelce verilmiş olan hüküm
HÜKM-İ TECRÜBÎ : Ottoman Turkish
Tecrübe ile elde edilen hüküm. * Tecrübe neticesi hâsıl olan karar
HÜKM-İ VİCAHÎ : Ottoman Turkish
Huk: Tarafların her ikisinin de veya vekillerinin hazır bulundukları hâlde verilen hüküm
HÜKM-İ VİCDANÎ : Ottoman Turkish
Vicdana ait hüküm. Vicdanî kanaatla verilen hüküm
HÜKM-İ YEZDANÎ : Ottoman Turkish
Cenab-ı Hakk'ın hükmü. Allah'a mahsus kanun
HÜKM-İ ZIMNÎ : Ottoman Turkish
"Fık: Zımnen vaki olan hüküm. (Bir kimse diğer bir kimse aleyhine; ""Benim filân şahıs zimmetinde sâbit olacak şu kadar lira alacağıma onun emriyle kefil olmuş idin"" diye dâva ve o kimse kefâleti ikrar ve borcu inkâr etmekle müddei, borcu isbat ederek hâkim dahi hükmetse bu hüküm kefil aleyhine sarâheten ve asıl gaib aleyhine zımnen hükmolunur)."
HÜKM-İ ÂDİL : Ottoman Turkish
Huk: Adalet üzere verilmiş olan hüküm
HÜKM-İ ŞER'Î : Ottoman Turkish
Kur'an-ı Kerim'e ve Din-i İslâm'a uygun kanun ile verilen karar. Şeriatın hükmü
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani