Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HÜKÜMFERMA : Ottoman Turkish

f. Hükümrân, hüküm süren. Hâkimiyetle idâre eden

HÜKÜMFERMÂ : Ottoman Turkish

hüküm süren

HÜKÜMLÜ : Ottoman Turkish

Bir hüküm ve emri bildiren. * Mahkemece hüküm giymiş kimse

HÜKÜMNAME : Ottoman Turkish

f. Bir mahkeme veya hey'etin hüküm ve kararını hâvi vesika. Hükmü ihtiva eden kâğıt

HÜKÜMRAN : Ottoman Turkish

Hâkim, hükümdar. Hüküm ve saltanat süren. Hükümfermâ

HÜKÜMRÂN : Ottoman Turkish

hükmeden, sözü geçen

HÜLAGÛ : Ottoman Turkish

kan dökücü bir hükümdar

HÜLAM : Ottoman Turkish

Sirke ile pişen sığır eti

HÜLAS : Ottoman Turkish

Zayıf davar

HÜLASA : Ottoman Turkish

(Bak: Hulâsa)

HÜLB : Ottoman Turkish

Kıl fırça, kıl kalem. * Kalın kıl kuyruk, yele kılı

HÜLBE : Ottoman Turkish

şiddet

HÜLEFÂ : Ottoman Turkish

(Halife. C.) Halifeler

HÜLEFÂ-YI RAŞİDÎN : Ottoman Turkish

En ileri sahabeden ilk dört halife. (Bak: Çâryâr)

HÜLHAL : Ottoman Turkish

Saf su

HÜLHÜL : Ottoman Turkish

(C.: Helâhil) Öldürücü zehir

HÜLK (HÜLKE) : Ottoman Turkish

Yok olmak. Fâsid olmak. * Düşmek

HÜLLAS : Ottoman Turkish

İnsana ârız olan gevşeklik

HÜLYA : Ottoman Turkish

(Bak: Hulya)

HÜLYÂ : Ottoman Turkish

hayâl, kuruntu

HÜLÂGU : Ottoman Turkish

Mi: 1258' de Bağdadı zaptederek halkını kılıçtan geçirmiş, Abbasi Halifesi Musta'sımı ve bütün âile efradını öldürtmüştür. Cengiz Hanın torunu, Tülay Hanın oğludur. Tarihde en çok kan döken hükümdar olarak bilinir. Abbasi Devletini yıkan Moğol Başkumandanıdır

HÜM : Ottoman Turkish

Onlar. (Bak: Şahıs zamiri)

HÜMA : Ottoman Turkish

(İki kişiye işaret olan zamir) O ikisi

HÜMAM : Ottoman Turkish

Himmetli. Bir işe sıkı sıkıya sarılıp o işi bitiren. Sahi ve civanmerd. * Aslan. * Büyük ve sağlam

HÜMANİZM : Ottoman Turkish

Lât. Edb: İslâmiyete mugayir ve aykırı eski Yunan ve Lâtin edebiyatı ve felsefesi taraftarlığı hareketi. * Fls: İnsan menfaatını hayatta değer ölçüsü kabul eden ve dine tâbi olmayan, insana aşırı hâkimiyet tanımak isteyen ve maddeperest, dinsiz, imansız bir cereyan, bir fikir ve bâtıl bir nazariye