Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
KABÂİL : Ottoman Turkish

kabileler

KABÎH : Ottoman Turkish

çirkin

KABÎLE : Ottoman Turkish

aynı soydan olup beraber yaşayan insanlar

KABÛLÜADEM : Ottoman Turkish

yokluk kabulü

KABIKAVSEYN : Ottoman Turkish

Peygamberimizin mîraçta ulaştığı son nokta

KABINA SIĞMAMAK : Ottoman Turkish

t. Sabırsızlık, acelecilik. * Şişmanlamak

KABIZ : Ottoman Turkish

Kabzeden, tutan

KABIZ-I ERVAH : Ottoman Turkish

Ruhları kabzeden Hz. Azrail

KABIZ-I MÂL : Ottoman Turkish

Tahsildar

KAD : Ottoman Turkish

Gr
İsmiyye veya harfiyye olan bir kelimedir. İsmiyye olduğunda iki vecihle kullanılır. yerine muzari olur. Yetişir, kifayet eder mânasınadır. Yahut kelimesine müradif isim olur. Harfiyye olduğunda dâhil olduğu fiil, tahkik, ümid, rica, intizar, yakınlık, azlık veya çokluk ifade edebilir

KAD' : Ottoman Turkish

Men etmek, engel olmak

KADAH : Ottoman Turkish

Çömlek içinde pişen yemeğin kokusu

KADANA : Ottoman Turkish

Forsaların ayağına vurulan zincir

KADASTRO : Ottoman Turkish

Fr. Bir ülkedeki arazi ve mülklerin alanını, sınırlarını ve yerini belirtip plânlama işi

KADD : Ottoman Turkish

Boy, bos

KADD Ü KAMET : Ottoman Turkish

Boy bos

KADD-İ BÂLÂ : Ottoman Turkish

f. Yüksek, uzun boy

KADD-İ BÜLEND : Ottoman Turkish

f. Uzun, yüksek boy

KADD-İ MEVZUN : Ottoman Turkish

Mevzun boy, biçimli boy

KADD-İ MÜSTESNA : Ottoman Turkish

Müstesna boy. Güzellikte emsalsiz ve benzeri olmayan endam

KADDA' : Ottoman Turkish

şiddetli

KADDAH : Ottoman Turkish

Kadeh yapan. Kadeh yapıcı. * Zemmeden. Gıybet eden. Hicveden, yeren

KADDAHE : Ottoman Turkish

Çakmak taşı

KADDESALLAH : Ottoman Turkish

Allah mübarek ve mukaddes eylesin

KADDESALLAHÜESRAREHÜM : Ottoman Turkish

Allah onların sırlarını mukaddes kılsın