Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
KADDESE : Ottoman Turkish

Takdis etti, takdis eder, takdis etsin, mutlu olsun (gibi mânada en mübarek bir şeyin kudsiliğini, kusur ve noksanlıktan uzaklığını, müberra olduğunu bildirir fiil.)

KADE : Ottoman Turkish

Gr: Yardımcı fiillerdendir. Cümlede ifade edilen hükmün yaklaştığını bildirmek için söylenir. Mübtedâ ile haberin başına gelerek, birincisini isim adı ile merfu' kılar, haberini de mansub eder. Bu gibi fiillerin haberi muzâri olur

KADE : Ottoman Turkish

namazda oturuş

KADEM : Ottoman Turkish

Ayak. Adım. Metrenin üçte biri kadar olan uzunluk. Oniki parmak uzunluğu, yarım arşın. * Uğur

KADEM : Ottoman Turkish

ayak, adım

KADEM-BUS : Ottoman Turkish

f. Ayak öpen

KADEME : Ottoman Turkish

Derece, sıra. * Merdiven basamağı

KADEME : Ottoman Turkish

derece, sıra

KADEME KADEME : Ottoman Turkish

Basamak basamak, derece derece

KADEME-İ ULÂDA : Ottoman Turkish

İlk basamakta. Başlangıçta

KADEMİYYE : Ottoman Turkish

Ayak bastı parası. * Eskiden hükûmete ait bir davetiye veya emri tebliğ etmek için gönderilen memura, masrafları karşılığı olarak verilen ücret

KADEMKEŞ : Ottoman Turkish

f. Ayağını çeken. Yanaşmayan, gitmeyen

KADEMNİH : Ottoman Turkish

f. Ayak basıcı

KADEMNİHADE : Ottoman Turkish

f. Gelmiş, ayak basmış olan

KADEMRAN : Ottoman Turkish

f. Adım atan, ilerliyen

KADEMRENCE : Ottoman Turkish

f. Lütfen kabul, tenezzül

KADEMÎ : Ottoman Turkish

Ayakla alâkalı. Ayağa mensub

KADER : Ottoman Turkish

"Cenâb-ı Hakk'ın kâinatta olmuş ve olacak her şeyin evsafını ve havassını ve sâir geleceğini ve geçmişini ezelden bilip, levh-i mahfuzunda takdiri ve yazması. Takdir-i İlâhî. * Ezelî kısmet. * Tali'. Baht. Şans.(Kader ve cüz-i ihtiyarî, İslâmiyetin ve imanın nihayet hududunu gösteren, halî ve vicdanî bir imanın cüz'lerindendir. Yoksa ilmî ve nazarî değillerdir. Yâni, mü'min her şeyi, hattâ fiilini, nefsini Cenab-ı Hakk'a vere vere, tâ nihayette teklif ve mes'uliyetten kurtulmamak için ""cüz-i ihtiyarî"" önüne çıkıyor. Ona: ""Mes'ul ve mükellefsin"" der. Sonra ondan sudur eden iyilikler ve kemâlât ile mağrur olmamak için ""kader"" karşısına geliyor. Der: ""Haddini bil, yapan sen değilsin."" S.)(... Eğer kader ve cüz-i ihtiyarîden bahseden adam, ehl-i huzur ve kemal-i iman sahibi ise; kâinatı ve nefsini Cenab-ı Hakk'a verir, Onun tasarrufunda bilir. O vakit hakkı var, kaderden ve cüz-i ihtiyarîden bahsetsin. Çünkü, madem nefsini ve her şeyi Cenab-ı Hak'tan bilir, o vakit cüz-i ihtiyarîye istinad ederek mes'uliyeti deruhde eder, seyyiata merciiyyeti kabul edip, Rabbini takdis eder, daire-i ubudiyyette kalıp teklif-i İlâhiyyeyi zimmetine alır. S.)(İrade-i cüz'iye-i insaniye ve cüz'-i ihtiyariyesi; çendan zaiftir, bir emr-i itibarîdir, fakat, Cenab-ı Hak ve Hakîm-i Mutlak, o zaif, cüz'î iradeyi, irade-i külliyesinin taallukuna bir şart-ı âdi yapmıştır. Yâni, mânen der: ""Ey abdim; ihtiyarınla hangi yolu istersen, seni o yolda götürürüm. Öyle ise mes'uliyet sana aittir!"" Teşbihte hatâ olmasın, sen bir iktidarsız çocuğu omuzuna alsan. O'nu muhayyer bırakıp ""Nereyi istersen seni oraya götüreceğim"" desen. O Çocuk, yüksek bir dağı istedi, götürdün. Çocuk üşüdü yahut düştü. Elbette ""Sen istedin"" diyerek itab edip üstünde bir tokat vuracaksın. İşte Cenab-ı Hak, Ahkem-ül-Hâkimîn, nihayet zaafta olan abdin iradesini, bir şart-ı âdi yapıp irade-i külliyesi ona nazar eder. S.)"

KADER : Ottoman Turkish

Allahın herşeyi ezelden bilip takdir etmesi

KADER-İ İLÂHÎ : Ottoman Turkish

Allah'ın takdiri

KADERİYE : Ottoman Turkish

" ""kul fiilin yaratıcısıdır"" diyen sapık mezhep."

KADERÎ : Ottoman Turkish

Kader ile alâkalı. Kader, tali' nev'inden olan

KADH : Ottoman Turkish

Zemmetme, çekiştirme. Bir kimsenin ayıb ve kusurlarını söyleyerek gıybet etme. * Men'etmek, engel olmak. * Çakmak taşını çakmak. * Bir kimsenin işine halel vermek

KADİ-L KUDAT : Ottoman Turkish

Kadıların kadısı. En büyük kadı. Kazasker veya şeyhül islâm makamında bulunan kimse

KADİH(A) : Ottoman Turkish

(Kadh. dan) Bir kimse hakkında kötü söz söyleyen. Zemmedici, çekiştirici, kötüleyici