Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
LAHÎZ : Ottoman Turkish

Benzer, misil, nazir

LAİC(E) : Ottoman Turkish

(C.: Levaic) Kalbini aşk ateşi saran kimse

LAİHA : Ottoman Turkish

(Bak: Lâyıha)

LAİK : Ottoman Turkish

"Fr. Dine istinad etmeyen. Ruhanî olmayan kimse. Dini olmayan şey. Dinî olmayan fikir, dinî olmayan müessese, sistem veya prensip. Devleti dinî esas ve hükümler ile idare etmeyen sistem. Temel esasların ve kanunların menşeini ve teşri'de (kanun yapmakta) hareket noktasını ve değer ölçüsünü dine isnad etmeyip insanın ve cemiyetin sadece dünyevi menfaat ve anlayış ölçüsüne terkeden; diğer tâbirle: İlâhi kanunu terkeden, beşeri nizamla cemiyeti idareye çalışan sistem. (...Bîtaraf kalmak, yâni: Hürriyet-i vicdan düsturuyla, dinsizlere ve sefahetçilere ilişilmediği gibi, dindarlara ve takvacılara da ilişmez bir hükümet... Ş.)"

LAJVERD : Ottoman Turkish

f. Lâciverd

LAK : Ottoman Turkish

f. Hakir, zelil, aşağı. * Tahta kadeh

LAK' : Ottoman Turkish

Atmak

LAKA' : Ottoman Turkish

(C.: Elkâ) Kıymetsiz hakir nesne

LAKAB : Ottoman Turkish

Asıl isminden başka sonradan takılan ad. Meşhur olan birinin sonradanki adı

LAKAF : Ottoman Turkish

Duvar yıkılmak

LAKANE : Ottoman Turkish

Zeki ve seri anlayışlı olmak

LAKANIK : Ottoman Turkish

Sucuk gibi içi doldurulmuş olan şey

LAKAT : Ottoman Turkish

Yabandan toplanan nesne. * Mâdende bulunan gümüş ve altın parçaları

LAKF : Ottoman Turkish

Yutmak, bel etmek

LAKH (LAKÂH) : Ottoman Turkish

Davar yüklü olmak

LAKK : Ottoman Turkish

Vurmak

LAKLAK : Ottoman Turkish

(C.: Lekâlik) Leylek

LAKLAKA : Ottoman Turkish

Leylek sesi. * Hareketten ve ıztıraptan dolayı çıkan ses. * Şiddetli ses ve galebe ile çağrışmak. * Boş ve mânasız söz

LAKLAKIYYAT : Ottoman Turkish

"(Laklaka. C.) Faydasız, boş lâkırdılar; mânâsız sözler."

LAKM : Ottoman Turkish

Çabuk çabuk yemek yemek. Yutmak. * Seddetmek

LAKN : Ottoman Turkish

Anlamak. Fehmetmek. Çabuk kavramak

LAKPÜŞTE : Ottoman Turkish

f. Kaplumbağa

LAKS : Ottoman Turkish

Lâkab takmak. * Ayıplamak. * Yaramaz olmak

LAKT : Ottoman Turkish

Dermek, toplamak, cem'etmek. * Ansızdan bir nesneye yetişmek

LAKVE : Ottoman Turkish

Ağız çarpılması