Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MUKATTAAT : Ottoman Turkish

sûrelerinin başlarında bulunan şifreli harfler

MUKATTAAT-I HURUF : Ottoman Turkish

Edb: Matlâsız şiir parçaları. Muhtelif olarak alınmış şiir parçaları. * Kısaltmalar. Tamamlanmamış cümleler. (Bak: Huruf-u mukattaa)

MUKATTAR : Ottoman Turkish

(Katr. den) İnbikten geçirilmiş saf su. Taktir edilmiş. Damıtılmış su

MUKATTARAT : Ottoman Turkish

(Mukattar. C.) Taktir edilmiş, damıtılmış sular

MUKAVELAT : Ottoman Turkish

(Mukavele. C.) Mukaveleler

MUKAVELAT MUHARRİRİ : Ottoman Turkish

Noter. Kâtib-i adl

MUKAVELE : Ottoman Turkish

Kavilleşmek. Karşılıklı anlaşmak. Sözleşmek. * Anlaşmada imzalanan ve karar altına alınanların yazıldığı kâğıt

MUKAVELE : Ottoman Turkish

sözleşme

MUKAVELENAME : Ottoman Turkish

Anlaşma yazılı olan kâğıt. Mukavele yapılan kâğıt

MUKAVEMET : Ottoman Turkish

Karşı durmak, dayanmak. Karşı koymak. Muhalefetle kıyam etmek

MUKAVEMET : Ottoman Turkish

dayanma, direnme

MUKAVEMET-SUZ : Ottoman Turkish

f. Dayanmayı te'sirsiz hâle koyan. Tahammülsüzlük veren. Mukavemeti kıran

MUKAVEMET-ŞİKEN : Ottoman Turkish

f. Mukavemeti kıran

MUKAVEMETSÛZ : Ottoman Turkish

dayanma gücünü bitiren

MUKAVERE : Ottoman Turkish

Zayıflamak

MUKAVİM : Ottoman Turkish

Sağlam. Dayanıklı. Mukavemet eden. Direnen. Karşı duran

MUKAVİM : Ottoman Turkish

dayanıklı

MUKAVİMÎN : Ottoman Turkish

(Mukavim. C.) Karşı koyanlar, direnenler

MUKAVVA : Ottoman Turkish

(Kuvvet. den) Sağlamlaştırılmış, kavileştirilmiş

MUKAVVER : Ottoman Turkish

Ziftle karışık veya ziftle kaplı. * Yuvarlak kesilmiş

MUKAVVES : Ottoman Turkish

(Kavs. den) Yay gibi bükülmüş ve eğri olan. * Kavis teşkil etmiş, bükülü

MUKAVVES : Ottoman Turkish

kavisli, eğrilmiş

MUKAVVİM : Ottoman Turkish

Kıvama getiren. Biçimine koyan. Tesviye ve tanzim edici. Eğriyi doğrultucu

MUKAVVİS : Ottoman Turkish

kavisli, eğri

MUKAVVÎ : Ottoman Turkish

Takviye eden. Kuvvetlendiren. Kuvvet veren. Takviye eden ilâç