Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MUKMEHUN : Ottoman Turkish

Elleri boyunlarına bağlı veya boyunlarından zincir takılı olarak azab çekenler. * Başı yukarı kalkmış, gözleri bir yere dikilmiş ve etrafa bakamayan somurtmuş kimseler

MUKMİR(E) : Ottoman Turkish

(Kamer. den) Mehtaplı. Ay ışığıyla aydınlanmış

MUKNİ' : Ottoman Turkish

İkna eden. Kanaat veren. Kâfi derecede izah ve isbât eden. * Başını kaldırıp gözünü önüne dikip duran

MUKNİA : Ottoman Turkish

Kurbağa yavrusunun, yumurtadan çıktığı ilk hâli

MUKNÎ : Ottoman Turkish

ikna eden, inandıran

MUKNÎYÂNE : Ottoman Turkish

ikna edercesine, inandırarak

MUKRAZ : Ottoman Turkish

(Karz. dan) Ödünç verilmiş, borç verilmiş. İkrâz olunmuş

MUKREM : Ottoman Turkish

Bir kavmin ulusu, seyyidi

MUKRİ' : Ottoman Turkish

Kur'an-ı Kerimi kaidelerine uygun okuyan

MUKRİB (MUKREB) : Ottoman Turkish

Nöbete tutulmuş at

MUKRİF : Ottoman Turkish

Babası köle, anası hürre olan kimse. * Anası arabi, babası arabi olmayan deve

MUKRİN : Ottoman Turkish

Birlikte. Berâber

MUKRİZ : Ottoman Turkish

(Karz. dan) Ödünç veren. Borçla emânet para ve sâir şeyler veren

MUKSA : Ottoman Turkish

Uzaklaştırılmış. Uzak kalınmış

MUKSEM : Ottoman Turkish

(Kasem. den) Yemin edilmiş, kasem edilmiş

MUKSİM : Ottoman Turkish

(Kasem. den) Yemin edilecek yer. * Yemin eden, kasem eden

MUKSİT : Ottoman Turkish

Adaletle iş gören. Haklı hareket eden. * Nefsine lâyık görmediği zararlı şeyi başkasına da münasib görmeyen

MUKSİT : Ottoman Turkish

haklı hareket eden

MUKSİTÎN : Ottoman Turkish

(Muksit. C.) Haklı iş görenler. Hakkı edâ edenler

MUKTASIR : Ottoman Turkish

Kısa kesen, uzatmıyan

MUKTATAF : Ottoman Turkish

(C.: Muktatafât) (İktitaf. dan) Toplanmış, devşirilmiş. * Derleme, toplama. Derlenmiş

MUKTATAFAT : Ottoman Turkish

(Muktataf. C.) (İktitaf. dan) Derlemeler, toplamalar. Derlenmiş şeyler

MUKTATIF : Ottoman Turkish

(İktitaf. dan) Derleyen, toplayan

MUKTAZİ : Ottoman Turkish

gerekçe, gerektiren

MUKTEB : Ottoman Turkish

(C: Mekâtib) Yazı talim eden kimse