Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MUKAYAZA : Ottoman Turkish

Trampa etme, değişme. Mübadele

MUKAYEFE : Ottoman Turkish

Firâset etmek. * Bir kimsenin ardınca gitmek

MUKAYESAT : Ottoman Turkish

(Mukayese. C.) Mukayeseler. Kıyas etmeler

MUKAYESE : Ottoman Turkish

(Kıyas. dan) Kıyas etme. Ölçme. Karşılaştırma

MUKAYESE : Ottoman Turkish

karşılaştırma

MUKAYYED : Ottoman Turkish

Kayıtlı. Serbest olmayan. Sınırlı. Bağlı. * Deftere geçmiş, kaydedilmiş olan. Bağlanmış. El veya ayağında zincir, kelepçe bulunan. Mevkuf olan. * Bir işe ehemmiyet veren. İşine önem verip bakan

MUKAYYED : Ottoman Turkish

kayıtlı, bağlı, sınırlı

MUKAYYİ : Ottoman Turkish

Kay ettiren, kusturan

MUKAYYİAT : Ottoman Turkish

(Mukayyi. C.) Kusturucu ilâçlar

MUKAYYİD : Ottoman Turkish

Kayd eden. Kayıt me'muru. Kayıt takan

MUKAYYİDÎN : Ottoman Turkish

(Mukayyid. C.) Kayıt memurları, mukayyidler

MUKAZEFE : Ottoman Turkish

Sövüşmek

MUKAZZEZ : Ottoman Turkish

Heyeti hafif olan kimse

MUKAŞŞER : Ottoman Turkish

(Kışr. dan) Kabuğu soyulmuş

MUKBİL : Ottoman Turkish

Mübârek. İkbali kutlu, mutlu. Mes'ud. Bahtiyar

MUKBİLAN : Ottoman Turkish

(Mukbil. C.) (Kabl. den) Mutlular, bahtiyarlar, mes'ud kimseler

MUKBİLÎN : Ottoman Turkish

(Mukbil. C.) (Kabl. den) Bahtiyarlar, mutlular, mes'udlar

MUKDİM : Ottoman Turkish

İşine düşkün, gayret ve fedakârlıkla çalışan. Cüretli ve cesaretli olan

MUKDİMÂNE : Ottoman Turkish

f. Gayret ve dikkatle

MUKES'AL : Ottoman Turkish

İyi yonulmamış ok

MUKHEM : Ottoman Turkish

Cümle arasındaki lüzumsuz ve fazla kelime

MUKİBB : Ottoman Turkish

Lüzumlu olan, icab eden

MUKKA : Ottoman Turkish

(C: Mükâyâ-Mükâki) Hicaz diyarında yaşıyan bir cins beyaz kuş

MUKLE : Ottoman Turkish

(C: Mukul) Gözün karası. Göz bebeği. * Göz. * Su taksimi için kullanılan taş

MUKMAH : Ottoman Turkish

Başını kaldırıp gözünü bir yere dikip duran kişi