Turkish
NAKS : Ottoman Turkish
Eksiklik, noksan, kusur. * Azaltma, eksiltme. (Bak: Nâkıs)
NAKS : Ottoman Turkish
noksanlık, eksiklik
NAKT : Ottoman Turkish
Çıkarmak
NAKUR : Ottoman Turkish
"Sur gibi ağızla üflenerek çalınan boruya denir. Nakr; vurmak ve didiklemek mânalarına geldiği gibi, boru çalmak mânasına da gelir. Çünkü boru çalındığı zaman, içinden hava tazyiki ile didiklenmiş olacağı gibi, dışından da o ses, çarptığı kulakları didikleyeceği cihetle boruya ""minkar"" mânasıyla alâkadar olarak ""nâkur"" denilmiştir. Boru çalınmak, askerin seferi için hareket kumandası demek olduğu gibi, borusu ötmek de emir ve kumandasının nüfuzundan kinaye olur. E.T.)"
NAKUS : Ottoman Turkish
Kiliselerde asılı bir vaziyette durup belirli vakitlerde çalınan çan. Kilisenin büyük çanı
NAKVET : Ottoman Turkish
Bir şeyin seçkini.NAKZ
Bozmak. Çözmek. Kırmak. * Bir sözleşmeyi yok saymak. * Kalın bir şeridi çözüp dağıtmak. * Parmaklarda veya âzâda oynak yerler. * Kiriş. * Palan. Deri
NAKZ : Ottoman Turkish
(Nakazân) (C.: Nevâkız) Sıçramak. * Talep etmek, istemek
NAKZ : Ottoman Turkish
ozmak, bir hükmü yok saymak
NAKZ-I AHD : Ottoman Turkish
Anlaşmayı bozma, muâhede hükümlerini bozma. Verilen sözde durmama. (Nebz-i ahd da denir)
NAKZAN : Ottoman Turkish
(Nakzen) Bozarak, hükmü bozulmuş olarak
NAKZEYN : Ottoman Turkish
İki zıt, zıtlar. Birbirine muhalif iki şey
NAKÎB : Ottoman Turkish
vekil
NAKIBE : Ottoman Turkish
(C.: Nukab) Kişinin yan tarafında çıkan çıban
NAKID : Ottoman Turkish
Bir şeyin iyisini kötüsünden veya bozuğundan ayıran. * Tenkidci, ayarcı. Paranın kalbını anlayan. * Dinar, dirhem
NAKIF : Ottoman Turkish
Kırıcı, kıran. * Bakan, nâzır
NAKIH : Ottoman Turkish
(C.: Nukuh) Tam olarak iyileşip hastalıktan kurtulmayan
NAKIL : Ottoman Turkish
İleten, taşıyan, aktaran, nakleden. * Tercüme eden. * İşittiğini anlatan
NAKIL-I AHBAR : Ottoman Turkish
Haberler nakleden
NAKILE : Ottoman Turkish
Nakleden. * Cereyan geçiren
NAKILMECLİS : Ottoman Turkish
Söz taşıyan. Dedikoduculuk yapan. Gammaz
NAKIR : Ottoman Turkish
Nişana isabet eden ok
NAKIS : Ottoman Turkish
Ekşi şarap
NAKIS-UL İYAR : Ottoman Turkish
Ayarı bozuk
NAKISAT : Ottoman Turkish
(Nâkıs. C.) Nâkıslar. Noksanı olanlar. Eksiği bulunanlar
NAKISAT-ÜL AKL : Ottoman Turkish
Aklı kısa. * Mc: Kadın
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani