Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
RAHŞA : Ottoman Turkish

(Rahşân) f. Parlak

RAHŞENDE : Ottoman Turkish

f. Parıldıyan, parıldayıcı

RAHŞİŞ : Ottoman Turkish

f. Parlayış

RAİ : Ottoman Turkish

(Rü'yet. den) Görücü, gören. * Gr: R harfiyle alâkalı. R harfine mensub

RAİB : Ottoman Turkish

Korkmuş. * Semizliğinden yağı damlar olan. * Dolu

RAİC : Ottoman Turkish

Revaçta olan, sürümü olan. Rağbet bulan

RAİC-İ MAL : Ottoman Turkish

Malın değeri

RAİC-İ VAKT : Ottoman Turkish

Bir şeyin şimdiki değeri

RAİD : Ottoman Turkish

Konaklanacak yeri görmek için önceden gönderilen kimse. * El değirmeni

RAİDE : Ottoman Turkish

(C.: Revâid) Gürleyen bulut. * Sözü çok olan kişi

RAMAS : Ottoman Turkish

Göz çapağı

RAMAZ : Ottoman Turkish

Güneşin sıcaklığı şiddetle ve yakarak gelmek, şiddetli olmak, yakmak. * Kesinleştirmek

RAMAZAN : Ottoman Turkish

oruç ayı

RAMAZANİYE : Ottoman Turkish

Ramazana ait. Ramazan hakkında. * Ramazan ayına dair medhiye veya kaside

RAMETMEK : Ottoman Turkish

Boyun eğdirmek, itaate getirmek

RAMİ : Ottoman Turkish

(Remy. den) Ok, mermi v.b. şeyler atan atıcı

RAMİH : Ottoman Turkish

Süngü batıran, mızrak saplayan

RAMİK : Ottoman Turkish

Miskle karıştırılan siyah bir madde

RAMİLE : Ottoman Turkish

Yelmek. * Şam vilâyetine bağlı bir yerin adı

RAMİS : Ottoman Turkish

Toprağı her yöne sürüp savuran rüzgâr

RAMİŞE : Ottoman Turkish

İyilik, gökçelik, hasene

RAMİŞGER : Ottoman Turkish

f. Çalgıcı. Saz çalan

RAMK : Ottoman Turkish

Nazar etmek, bakmak

RAMPA : Ottoman Turkish

Fr. İki geminin birbirine veya bir geminin iskeleye yanaşıp bitişmesi. * Şose veya demiryolundaki yokuş. * Trenin eşya almağa mahsus yanaştığı set

RAMPACI : Ottoman Turkish

Eski deniz muharebelerinde yakından dövüşerek zabtedilmek istenilen bir düşman gemisine hücumla borda bordaya gelindiği sırada düşman gemisindeki askerlerin vuku bulacak hücumunu menetmek için güverteye yayılan silâhendazlar