Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
RASİ' : Ottoman Turkish

Hırs ve tama eden

RASİA : Ottoman Turkish

(C.: Rasâyi) Halka

RASİB (RÂSİBE) : Ottoman Turkish

Tortulaşan, dibe çöken

RASİD : Ottoman Turkish

Muntazır, bekleyen kimse. * Avını bekleyen ve yaklaştığında hemen üzerine sıçrayan canavar

RASİF : Ottoman Turkish

Dayanıklı, sağlam, muhkem. * Taş temel, rıhtım. * Denizin yüzüne çıkmış kayalar

RASİFE : Ottoman Turkish

Su içinde yapılan sed. Rıhtım

RASİH(A) : Ottoman Turkish

(C.: Râsihîn-Râsihûn) (Rüsuh. dan) Temeli kuvvetli, sağlam. * Bilgisi, bilhassa dinî bilgileri çok geniş olan. * İyice oturmuş, dem ve damarlarına yerleşmiş, temeli sağlam ve kuvvetli olan

RASİHUN : Ottoman Turkish

(Rasihîn) (Râsih. C.) Âlimler, din bilgisi çok sağlam ve derin olan büyük zatlar. * Temeli kuvvetli ve sağlam olanlar

RASİHÂNE : Ottoman Turkish

f. Sağlamca, sağlam delil ve bürhana dayanmak suretiyle

RASİM : Ottoman Turkish

Resim yapan, çizgi çizen. * Akar su

RASİME : Ottoman Turkish

Âdet. Eskiden kalma âdet

RASİN : Ottoman Turkish

Andız otu

RASİN : Ottoman Turkish

sağlam

RASİYE : Ottoman Turkish

(C.: Revâsi) Büyük dağ

RASN : Ottoman Turkish

İkmal etmek, tamam etmek, muhkem kılmak

RASRAS : Ottoman Turkish

Sağlam ve sert yer

RASRASA : Ottoman Turkish

Muhkem etmek, sağlamlaştırmak

RASS : Ottoman Turkish

Binayı sağlamlaştırmak. * Birbirine darlık getirmek. * Bazısını bazısına ulaştırmak

RASSAD : Ottoman Turkish

(Rasad. dan) Rasad eden. Dikkatle gözleyen

RASSAS : Ottoman Turkish

Kalaycı

RAST U ÇEP : Ottoman Turkish

f. Sağ sol, sağdan soldan

RASTAN : Ottoman Turkish

(Râst. C.) Doğru olanlar. Haklı kimseler

RASTBÎN : Ottoman Turkish

f. Herşeyin hak ve doğrusunu görüp farkeden

RASTGÛ : Ottoman Turkish

(C.: Râstguyân) f. Doğru konuşan, hak konuşan

RASTKÂR : Ottoman Turkish

f. Doğru adam