Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
RAVZA-İ CİNÂN : Ottoman Turkish

Cennet bahçeleri. Cennetlere giden yol

RAVZA-İ MUTAHHARA : Ottoman Turkish

Fahr-i Kâinat Aleyhi Efdal-üs-Salavat ve Efdal-üt-tahiyyât Efendimizin Kabr-i Şerifiyle Minberin arasındaki saha

RAVZA-İ RIDVÂN : Ottoman Turkish

Cennet

RAVZAİMUTAHHARA : Ottoman Turkish

Peygamberimizin pak ve mübarek kabri

RAVZAT : Ottoman Turkish

(Ravza. C.) Bahçeler. Çimenlik ve ağaçlık yerler

RAY : Ottoman Turkish

Re'y, fikir, Hüküm ve itikad. (Bak: Re'y)

RAY'AN : Ottoman Turkish

Her nesnenin evveli

RAYAT : Ottoman Turkish

(Râyet. C.) Bayraklar

RAYB : Ottoman Turkish

şek, şüphe, reyb

RAYB : Ottoman Turkish

şüphe

RAYB-EL MENUN : Ottoman Turkish

Zamanın hâdiseleri. * Ölüm. * Iztırab veren hâdiseler

RAYET : Ottoman Turkish

Bayrak, alem, livâ, sancak. * Gerdanlık

RAYGAN : Ottoman Turkish

f. Parasız, bedâva. * Pek fazla, pek çok

RAYİ' : Ottoman Turkish

Acib nesne. * Cömert kişi

RAYİC : Ottoman Turkish

(Bak: Râic)

RAYİHA : Ottoman Turkish

Koku, hoş koku

RAYİHA : Ottoman Turkish

koku

RAYİHADAR : Ottoman Turkish

f. Kokulu. Hoş kokulu

RAYİHANİSAR : Ottoman Turkish

f. Koku saçan

RAYİK : Ottoman Turkish

Acib ve hâlis nesne

RAYİZ : Ottoman Turkish

Seyis

RAYİŞ : Ottoman Turkish

(Bak: Raiş)

RAZ : Ottoman Turkish

f. Gizli sır, saklı şey. * Mimar. * Marangozların işini tanzim eden

RAZ PUŞ : Ottoman Turkish

f. Sır saklayan, sır gizleyen

RAZ-AŞNA : Ottoman Turkish

f. Bir sırrı bilen