Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
SEHL-ÜL ME'HAZ : Ottoman Turkish

Kolay olarak alıncak ve elde edilecek şey

SEHLEN : Ottoman Turkish

Kolaylıkla, kolay surette

SEHLİMÜMTENİ : Ottoman Turkish

yazılması veya söylenmesi kolay görünen, ama denendiğinde zor olduğu anlaşılan eser

SEHLTER : Ottoman Turkish

f. En kolay, çok kolay

SEHM : Ottoman Turkish

f. Dehşet, korku

SEHM : Ottoman Turkish

sehim, pay

SEHM-GİN : Ottoman Turkish

f. Korkunç, korkulu

SEHM-NÂK : Ottoman Turkish

f. Korkunç, korkulu

SEHMA' : Ottoman Turkish

Dübür, mak'ad, kıç. * Ağaç

SEHME : Ottoman Turkish

Karalık, siyahlık

SEHNA' : Ottoman Turkish

Heyet. * Suret

SEHPA : Ottoman Turkish

küçük masa, idam tahtası

SEHRAN : Ottoman Turkish

Geceleri uyanık duran

SEHUK : Ottoman Turkish

(C.: Sühuk) Uzun. * Çok uzun hurma ağacı

SEHUM : Ottoman Turkish

Hâlin ve durumun değişmesi. Yüzün renginin değişmesi

SEHV : Ottoman Turkish

Hata, yanlış, yanılma

SEHV : Ottoman Turkish

hata, yanlış

SEHV-İ KALEM : Ottoman Turkish

Yanlış yazılış, kalem yanlışı

SEHV-İ MÜRETTİB : Ottoman Turkish

Mürettibin matbaada yaptığı yanlışlık

SEHV-İ SARİH : Ottoman Turkish

Pek açık yanlış

SEHV-İ TERTİB : Ottoman Turkish

Tertib yanlışı, dizme yanlışı

SEHVA' : Ottoman Turkish

Geceden bir saat

SEHVE : Ottoman Turkish

Ev önünde yapılan sofa. * Gevşek yürüyüşlü deve

SEHVEN : Ottoman Turkish

Yanlışlıkla, yanılmak suretiyle

SEHVEN : Ottoman Turkish

yanlışlıkla