Turkish
VAHY-İ MAHZ : Ottoman Turkish
Kuvvetli ve sarih mertebede olan vahiy. Sırf vahiy olup, içinde Allah'ın bildirdiğinden başka bir şey katılmamış vahiy
VAHY-İ SARİHÎ : Ottoman Turkish
Hem sözü, hem mânası tam vahiy olan. (Âyetler ve kudsi hadisler gibi) Resul-ü Ekrem burada sırf tebliğ edendir. Müdahalesi yoktur
VAHY-İ SEMAVÎ : Ottoman Turkish
Beşerin düşünerek yapmasına inkân olmayan, Allah (C.C.) tarafından melek vasıtasıyla Peygambere gönderilen vahiy
VAHY-İ ZIMNÎ : Ottoman Turkish
"Mücmel ve hulâsası vahye ve ilhama istinad eden; tasvirât ve tafsilatı Resul-ü Ekrem'e (A.S.M.) âit olan vahiydir."
VAHZ : Ottoman Turkish
Sivri bir şey batırarak acıtma. * Çimdikleme. * Isırma. * Sokma
VAHÎD : Ottoman Turkish
Yalnız, tek. * Hz. Peygamber'in de (A.S.M.) bir ismidir. Benzeri bulunmayan, hiçbir mahlukla müsavi olmayan ve tek olan (meâlindedir)
VAHÎD-ÜD DEHR : Ottoman Turkish
(Vahîd-üz zaman) Zamanın, devrin eşi bulunmaz tek insanı
VAHÎM : Ottoman Turkish
korkutucu, tehlikeli
VAHÎME : Ottoman Turkish
kuruntu veren his
VAHŞ : Ottoman Turkish
(C.: Vuhuş
Vahşân) İnsandan kaçan, yabani ve ürkek hayvan. * Tenha ve ıssız yer
VAHŞET : Ottoman Turkish
(Vahş
Vahiş) Yabanilik. * Issızlık, tenhalık. * Vehim, ürküntü. Korku. Vahşilik. * Tenha, ıssız, korkunç yer. * Elbise ve silâhını çıkarıp atmak. * Aç kimse
VAHŞET : Ottoman Turkish
ürkütücü yabanilik
VAHŞET-ENGİZ : Ottoman Turkish
f. Korkulu
VAHŞET-GÂH : Ottoman Turkish
f. Korku yeri. Issız yer
VAHŞET-NÂK : Ottoman Turkish
f. Korku veren yer. Issız ve korkulu yer
VAHŞET-ZÂR : Ottoman Turkish
f. Yabani, ıssız yer
VAHŞET-ÂBÂD : Ottoman Turkish
f. Issız, korku ve ürkeklik veren yer
VAHŞET-ÂGİN : Ottoman Turkish
Çok ıssız, korkulu yer, korkunç
VAHŞET-ÂMİZ : Ottoman Turkish
f. Vahşetle karışık
VAHŞET-ÂVER : Ottoman Turkish
f. Korku veren, ürküten
VAHŞETENGİZ : Ottoman Turkish
vahşet veren
VAHŞETGÂH : Ottoman Turkish
korkutucu yer
VAHŞETZÂR : Ottoman Turkish
vahşet yeri
VAHŞETÂBÂD : Ottoman Turkish
korku veren yabani yer
VAHŞİ(YE) : Ottoman Turkish
Medeni olmayan. İnsanlardan kaçan. Alışık ve ehlî olmayan. * Merhametsiz, duygusuz. * Ürkek, korkak
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani