Turkish
Turkish
ÇİLE : Ottoman Turkish
nefsi ıslah için bir yere kapanıp ibadet etmek
ÇİLEHANE : Ottoman Turkish
çile evi
ÇİMENGÂH : Ottoman Turkish
çimenli yer
ÇİRKEF : Ottoman Turkish
pis su
ÇİZNÖK : Ottoman Turkish
dane
ÇİÇEKDANLIK : Ottoman Turkish
çiçeklik
ÇİÇEKDÂR : Ottoman Turkish
çiçekli
ÇORAK : Ottoman Turkish
verimsiz toprak
ÇUHA : Ottoman Turkish
sık dokunmuş yün kumaş
ÇÂK : Ottoman Turkish
çatlak, yarık
ÇÂR : Ottoman Turkish
dört
ÇÂRE : Ottoman Turkish
çıkar yol, kurtuluş yolu
ÇÎN : Ottoman Turkish
uruşukluk
ÇÎNİCEBÎN : Ottoman Turkish
alın buruşuğu
ÇÎZ : Ottoman Turkish
şey
ÇIĞIR : Ottoman Turkish
patika, ince yol
ÎCAD : Ottoman Turkish
yoktan yaratma
ÎCADÎ : Ottoman Turkish
yaratmayla ilgili
ÎCÂB : Ottoman Turkish
lüzum, gerek
ÎCÂBÂT : Ottoman Turkish
gerekler, cevap vermeler
ÎCÂR : Ottoman Turkish
kiralama
İ'MAK-I Bİ'R : Ottoman Turkish
Kuyunun derinleştirilmesi
İ'MAL : Ottoman Turkish
Yapmak. İşlemek. İhdas eylemek. * Kullanmak. * Zabt, idare ve hâkimlik etmek. * Fık: Sözü mühmel bırakmayıp bir mâna ile mukayyed ve yüklü eylemek
İ'MALAT : Ottoman Turkish
Bir memlekette veya bir fabrikada yapılan işler ve eserler
İ'MALGÂH : Ottoman Turkish
f. Fabrika, atölye
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani