Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İ'TİMADEN : Ottoman Turkish

İtimad ederek, dayanarak, güvenerek

İ'TİMADNAME : Ottoman Turkish

f. İtimad yazısı, itimad bildiren yazı

İ'TİMAK : Ottoman Turkish

Derinine varma, derinliğine inme

İ'TİMAM : Ottoman Turkish

(İtimam) Başına sarık sarmak. * Ortalık yeşillenmek. * Miğfer giymek

İ'TİMAN : Ottoman Turkish

Emniyet etme, emin bulunma

İ'TİNA : Ottoman Turkish

(İtinâ) Çok dikkat etmek. Özenmek

İ'TİNAK : Ottoman Turkish

(Unk. dan) Birbirlerinin boyunlarına sarılma. * Kucaklama. * Sıkıca kavrayıp alma

İ'TİNAN : Ottoman Turkish

Bir kimsenin içyüzü meydana çıkma. * İnsanın önüne durma

İ'TİRAF : Ottoman Turkish

(İtiraf) Kabahatini saklamamak. Suçunu söylemeği kabul etmek. Gizleyip söylemek istemediği şeyi açıklamak

İ'TİRAF-I CÜRM : Ottoman Turkish

Maznunun yaptığı suçu söylemesi, itiraf etmesi

İ'TİRAF-I KUSUR : Ottoman Turkish

Kusurunu söyleme, itiraf etme

İ'TİRAZ : Ottoman Turkish

(İtiraz) Kabul etmediğini bildirmek. Bir fikir veya işin olmasını kabul etmemek. * Men' eylemek. Men' olmak

İ'TİRAZİYE : Ottoman Turkish

İtiraza, kabul etmediğine dair yazı. * Edb: Cümlenin esasından olmayıp yalnız bir husus hakkında söylenen ibare. (Bak: Cümle-i mu'terize)

İ'TİSA : Ottoman Turkish

Asâya dayanma, baston kullanma

İ'TİSAB : Ottoman Turkish

Sinirlenme, asabileşme. * Kanaat etme

İ'TİSAF : Ottoman Turkish

Zulüm ve haksızlık etmek. Doğru yoldan ayrılmak. Haksızlık

İ'TİSAM : Ottoman Turkish

İstediğini vermek

İ'TİSAR : Ottoman Turkish

Zorluk, güçlük, meşakkat

İ'TİSAS : Ottoman Turkish

Gece gezip dolaşma, devriye vazifesini görme

İ'TİTAF : Ottoman Turkish

Bir şeye örtünme, bürünme

İ'TİVA : Ottoman Turkish

Bükme veya bükülme

İ'TİYAD : Ottoman Turkish

(İtiyat) Alışkanlık. Huy. Âdet. Âdet edinmek

İ'TİYAK : Ottoman Turkish

Alıkoymak, engel olmak, mani olmak

İ'TİYAN : Ottoman Turkish

Dik dik bakma, gözünü dikme. * Yardım etme

İ'TİYAŞ : Ottoman Turkish

Geçinme. İdareli yaşama.İ'TİZA'
Bir kavim veya kimseye bağlı bulunma