Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İBAG : Ottoman Turkish

Helâk etmek

İBAH : Ottoman Turkish

İtibar etmek, ehemmiyet vermek. Hürmet etmek

İBAHA : Ottoman Turkish

(İbahe) Sevab veya günah olmamak. Bir şeyin yasak ve haram olmaktan çıkması. * İzin vermek. Mübah ve helâl kılmak. * Bir şeyi izhâr etmek

İBAHAT : Ottoman Turkish

(İbâhe. C.) Mübahlar. Günah ve sevab olmayan işler

İBAHİYYE : Ottoman Turkish

Sevab veya günah olduğunu kabul etmeyen bâtıl ve dalâlete saparak dinden çıkan bir fırka veya bu fırkadan olan kimse

İBAHİYYUN : Ottoman Turkish

İbaheciler. Her şeyi mübah sayan bâtıl bir zümre

İBAHÎ : Ottoman Turkish

Herşeyi mübah sayan

İBAK : Ottoman Turkish

Bir esirin, bir köle veya câriyenin sebepsiz olarak, sahibini bırakıp kaçması

İBALE : Ottoman Turkish

Kuyu bileziği. * Hayvanları muhafaza etme. * Küçük çocuklara def-i hacet ettirme. * Devenin hallerini ve huylarını iyi bilmek

İBANE : Ottoman Turkish

Irak etmek, uzaklaştırmak. * Ayırmak. * İzhar etmek, göstermek

İBAR : Ottoman Turkish

Eritilmiş kurşun. * (İbre. C.) İğneler, ibreler

İBARAT : Ottoman Turkish

(İbare. C.) İbareler. Bir ifadeyi meydana getiren kelime ve cümleler

İBARATÜNA ŞETTÂ : Ottoman Turkish

Bizim ibarelerimiz çeşit çeşittir, muhteliftir, dağınıktır

İBARE : Ottoman Turkish

Bir fikri anlatan bir veya birkaç cümlelik yazı. Parağraf. * İbretli ders veren söz. (Bak: İbaret)

İBARE-SENC : Ottoman Turkish

f. Düzgün konuşan, akıcı söz söyleyen

İBARET : Ottoman Turkish

Meydana gelmiş, toplanmış. Bir şeyden teşekkül etmiş. Bir şeyin aynı. Bir şeyin içindekini ve aslını beyan. Bir halden bir hale tecavüz eylemek. * Rüya tabir etmek

İBAS : Ottoman Turkish

Kurutmak

İBASE : Ottoman Turkish

Tedkik ve teftiş etme

İBAT : Ottoman Turkish

(İbt. den) Bohça, koltuğun altına alınan şey. Paket

İBATE : Ottoman Turkish

Bir yerde barındırma. Gece yatırma

İBATE VE İAŞE : Ottoman Turkish

Barındırma ve besleme

İBAVET : Ottoman Turkish

Yabancı bir adamın bir çocuğa baba gibi olması, babalık yapması

İBB : Ottoman Turkish

Zâyi ve telef etmek

İBBÂN : Ottoman Turkish

Uygun zaman, vakit. Her şeyin mevsimi

İBBÂN-ÜL FÂKİHE : Ottoman Turkish

Meyva mevsimi