Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İCAZET-İ KÜLLÎ : Ottoman Turkish

Vaktiyle Osmanlı serdarlarına ve sefirlerine müsâlaha, muahede akdi ve sair işler hakkında verilen mezuniyet. Tam salâhiyet demektir. Bu salâhiyeti alan kumandan veya sefir, üzerine aldığı işi merkezden sormaya ihtiyaç kalmadan maslahatın icabettirdiği ve kendi aklının erdiği vechile yapıp bitirirdi

İCAZET-İ LÂHİKA : Ottoman Turkish

Bir kimsenin önce izni olmadığı halde, yapıldıktan sonra bir şeyi tasdik edip kabul etmesi

İCAZETNAME : Ottoman Turkish

f. Şehadetname. Diploma. Şehadet kâğıdı

İCAZKÂR : Ottoman Turkish

f. İcazlı, kısa ifadelerle çok şey anlatmak halinde olan

İCAZÎ : Ottoman Turkish

İcaza dair, icaza ait ve müteallik. Veciz bir tarzda

İCBA' : Ottoman Turkish

Ekilen ekini henüz olgunlaşmadan satmak

İCBAR : Ottoman Turkish

Zor. Zorlama. Cebretmek

İCBAR-I NEFS : Ottoman Turkish

Kendini zorlama, nefsini icbar etme

İCCAR : Ottoman Turkish

(C: Ecâcir) Dam, çatı

İCCAS : Ottoman Turkish

Erik. * Zerdâli. * Armut

İCDAF : Ottoman Turkish

Bağırıp çağırma

İCDAN : Ottoman Turkish

Sonradan zengin olma

İCFA' : Ottoman Turkish

Koparmak

İCFAL : Ottoman Turkish

Gidermek. * Devekuşu seğirtmek

İCFİL : Ottoman Turkish

Yaşlı kadın, ihtiyar kadın. * Korkak adam

İCHA' : Ottoman Turkish

Ayaz çıkma

İCHAD : Ottoman Turkish

Eziyet çekme, elem ve sıkıntıya mâruz bırakılma. * Gayret etme

İCHAF : Ottoman Turkish

Zulüm etme, gaddarlık. * Gidermek. * Noksan etmek, eksiltmek

İCHAM : Ottoman Turkish

Men'etmek, engel olmak

İCHAR : Ottoman Turkish

(Cehr. den) Sesle okuma. * Ortaya çıkarma, zuhur ettirme, meydana çıkarma, açıklama

İCHAZ : Ottoman Turkish

Hazırlandırmak

İCHAŞ : Ottoman Turkish

Bir kimseden yardım ve medet istemek

İCL : Ottoman Turkish

Dana. Sığır yavrusu

İCL-İ SAMİRÎ : Ottoman Turkish

Musa (A.S.) zamanında Samirî'nin yaptığı buzağı heykeli. (Bak: Samirî)

İCLAB : Ottoman Turkish

"Cem'etmek, toplamak. * Yoldaşlık etmek. * Ardından çağırmak. * ""Gitsin"" diye haykırmak."