Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İBTİLAL : Ottoman Turkish

Islanmak

İBTİLAZ : Ottoman Turkish

Alma

İBTİLÂ : Ottoman Turkish

Belâya uğramak. Musibete düşmek. İyi veya kötü şeye düşkünlük, tiryakilik. * İnsanın iyiliğini, kötülüğünü ve kemâl derecesini meydana çıkaran imtihan, tecrübe

İBTİLÂ-Yİ ŞEDİD : Ottoman Turkish

Şiddetli tiryakilik

İBTİNA' : Ottoman Turkish

(Binâ. dan) Bir şeyin üzerine bina etme. Bir dava veya bahiste bir şeye istinad etme

İBTİNAEN : Ottoman Turkish

İbtinâ ederek, mübteni olarak, dayanarak

İBTİRA' : Ottoman Turkish

Ağaç yontma

İBTİRAD : Ottoman Turkish

Duş yapma, soğuk su ile banyo yapma. * Serinlemek için soğuk su içme

İBTİSAM : Ottoman Turkish

Tebessüm etmek. İnce ve hafif gülümsemek

İBTİSAR : Ottoman Turkish

(Basar. dan) Kalb gözüyle görme. Basiret. * Görüp hakikatına varma

İBTİTA' : Ottoman Turkish

Kesilme, inkıta'

İBTİTAR : Ottoman Turkish

Tâbi olma, uyma, ittiba etme

İBTİYA' : Ottoman Turkish

Satın alma, mübâyaa etme

İBTİYAR : Ottoman Turkish

Seçip kabul etme. * Kavga yapma, dövüş etme. * Güçsüz, zaif ve kuvvetsiz olma

İBTİYAZ : Ottoman Turkish

Biriktirip yığma

İBTİZA' : Ottoman Turkish

Birşey meydanda ve açık olma

İBTİZAL : Ottoman Turkish

Çokluğu sebebiyle bir nimetin kıymetini bilmeyip, hor kullanmak. * Devamlı şeklide bir şeyi kullanmak. * Edb: Herkesin bildiği bir sözü tekrar etmek. (Mümtâziyetin zıddıdır.)

İBTİZAR : Ottoman Turkish

Cebren ve zorla alma. Soygunculuk yapma

İBTİZAZ : Ottoman Turkish

İhtiyacdan dolayı zillet ve hakaretlere tahammül etme

İBTİŞAK : Ottoman Turkish

Haysiyet ve nâmusa dokunma. * Yalan söyleme

İBYİZAZ : Ottoman Turkish

Beyazlama, ağarma

İBZA' : Ottoman Turkish

Bir kimseyi sıkıntı ve kedere boğma. Mahvetme

İBZAL : Ottoman Turkish

Esirgemeyip bol sarfetme, bol kullanma

İBZAZ : Ottoman Turkish

Yağlanma, şişmanlama, semirme

İBŞAR : Ottoman Turkish

(Büşr. den) (C.: İbşarât) Müjdeleme, tebşir etme, sevinçli bir haber bildirme