Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İBRİKDAR : Ottoman Turkish

Eskiden sarayda büyük devlet adamlarının konaklarında su döken ve leğen ibrik işlerine bakan kimse

İBRİN : Ottoman Turkish

Yüzü çok parlak ve güzel olan sevgili

İBRİNŞAK : Ottoman Turkish

Ağaçta çiçek açmak

İBRİYE : Ottoman Turkish

Baş konağı

İBRİYY : Ottoman Turkish

İğne yapıcı veya satıcı

İBRİYYUN : Ottoman Turkish

Yahudiler, İbraniler

İBRİZ : Ottoman Turkish

Halis altun, saf altun

İBRİŞİM : Ottoman Turkish

İpek ipliği, bükülmüş ipek. * İbrişimden yapılmış

İBRÂ : Ottoman Turkish

(Ber'. den) Temize çıkarmak. Borçtan kurtarmak. Sağlamlaştırmak

İBRÂ-İ HÂS : Ottoman Turkish

Huk: Bir kimsenin zimmetini belirli bir haktan, hususi bir dâvâdan veya bir kısım haklardan beri kılmaktır

İBRÂ-İ İSTİFA : Ottoman Turkish

Bir kimsenin, başka birisindeki hakkını aldığına dair ikrar etmesi

İBRÂ-İ ÂMM : Ottoman Turkish

Huk: Bir kimsenin zimmetini bütün haklardan, dâvâlardan temize çıkarmak

İBRÂ-İ ISKAT : Ottoman Turkish

Huk: Bir kimsenin diğer bir kimsedeki hakkını, tamamen veya kısmen terketmesi

İBRÎ : Ottoman Turkish

Yahudi, İbrani

İBS : Ottoman Turkish

Sevinmek, ferah

İBSAL : Ottoman Turkish

Bir şeyi sipariş etme. * Men etme

İBSAN : Ottoman Turkish

Bir kimsenin huyunun veya yüzünün güzel olması

İBSAR : Ottoman Turkish

Dikkatle bakmak, tetkik etmek

İBSAS : Ottoman Turkish

Sırrı açıklama. * Yayma, dağıtma

İBSİ'RAR : Ottoman Turkish

At yarışlarında koşuşma

İBTA' : Ottoman Turkish

Gecikme, geciktirme. * Ağır hareket

İBTAL : Ottoman Turkish

Battal etmek. Çürütmek. Hükümsüz bırakmak

İBTAL-İ HİSS : Ottoman Turkish

Duygusunu battal etmek ve uyuşturmak.(Evet, şu elim elemi ve dehşetli mânevi azabı hissetmemek için ehl-i dalâlet, ibtâl-i his nev'inden gaflet sarhoşluğu ile muvakkaten hissetmez. Fakat hissedeceği zaman kabre yakın olduğu vakit birden hisseder. Çünki, Cenab-ı Hakka hakiki abd olmazsa kendi kendine mâlik zannedecek. S.)

İBTALE : Ottoman Turkish

Bâtıl ve boş şey

İBTALİYYAT : Ottoman Turkish

İşe yaramıyan, boş sözler