Turkish
ŞAFİ : Turkish Turkish Ansiklopedik
(ara.) er.
suçlunun bağışlanması için araya girip yalvaran kimse.
iyileştiren, şifa veren.
inandırıcı, inandıran
ŞAFİYE : Turkish Turkish Ansiklopedik
(ara.) ka.
(bkz. şafi)
ŞAH : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) er.
hükümdar.
birleşik isimlerde
ve
isim olarak da kullanılır: şahbanu
selimşah gibi
ŞAHABEDDİN : Turkish Turkish Ansiklopedik
(ara.) er.
dinin yıldızı.
türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır
ŞAHADEDDİN : Turkish Turkish Ansiklopedik
(ara.) er.
dinin tanıklığı. dinin belirtisi, işareti.
türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır
ŞAHADET : Turkish Turkish Ansiklopedik
(ara.).
şahitlik etme, şahitlik, tanıklık, kelime-i şehadet.
açık, belirti.
şehit olma, şehidlik.
erkek ve kadın adı olarak kullanılır
ŞAHAMET : Turkish Turkish Ansiklopedik
(ara.) er.
şişmanlık, topluluk
ŞAHANDE : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) ka.
mutlu, memnun
ŞAHANE : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) ka.
hükümdarlara yakışacak kadar güzel, eksiksiz olan
ŞAHAP : Turkish Turkish Ansiklopedik
(ara.) er.
alev, ateş parçası.
kayan yıldız, akan yıldız.
cesur yürekli kimse
ŞAHAT : Turkish Turkish Ansiklopedik
(fti.) er.
güçlü, güzel cins at, atların şahı
ŞAHBANU : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) ka.
hükümdar eşi, şah hanımı
ŞAHBAZ : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) er.
beyaz ve iri doğan.
yakışıklı. yiğit, serdengeçti.
kabadayı.
cömert.
büyük, gösterişli, güzel mükemmel
ŞAHBENDER : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) ka.
konsolos
ŞAHBEY : Turkish Turkish Ansiklopedik
(fti.) er.
üstün nitelikli, saygın, yüce
ŞAHDANE : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) ka.
iri inci tanesi
ŞAHDAR : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) er.
dallı, budaklı ağaç
ŞAHESER : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) ka.
değerli, üstün nitelikli. kalıcı, değerli, üstün yapıt
ŞAHHANIM : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) ka.
hanım sultan.
şah ve hanım kelimelerinden birleşik isim
ŞAHİ : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) er.
şah'a hükümdara mensup, şah ile ilgili. şahlık hükümdarlık
ŞAHİD : Turkish Turkish Ansiklopedik
(ara.) er.
bir yerde bulunan, bir şeyi gören ve gördüğü ve bildiği şeyler konusunda bilgi veren kimse, tanık.
bir akdin yapılması sırasında taraflardan birinin yanında hazır bulunan.
doğrulayan, isbat eden.
hz. muhammed'in sıfatlarından
ŞAHİDÜDDİN : Turkish Turkish Ansiklopedik
(far.) er.
islam'ı seçmiş olan ve islam'ın hak din olduğuna şahidlik eden
ŞAHİKA : Turkish Turkish Ansiklopedik
(ara.) ka.
zirve, doruk, dağ tepesi
ŞAHİN : Turkish Turkish Ansiklopedik
(fti.) er.
büyük boylu, kanca gagalı, yırtıcı bir kuş.
(ara.) kadın
(ara.) sık. katı, pek
ŞAHİNALP : Turkish Turkish Ansiklopedik
(fti.) er.
şahin gibi güçlü yiğit, cesur
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani