Turkish
BESM : Ottoman Turkish
Tebessüm etmek
BESMAN : Ottoman Turkish
f. Bir muahededen, bir anlaşmadan sonra rehin olarak bırakılan şey. Kapora
BESMELE : Ottoman Turkish
$ in kısaltılmış ismi. Müslüman her işine Bismillah ile başlar. Yani her işi Allah adına ve Allah için yapar. Atomlardan yıldızlara kadar her varlık da Allah adına ve Allah için hareket eder. İnsan da Bismillah diyemiyeceği, yani Allah'ın emri ve izni olmayan bir işi ve hareketi yapmamak, onun emri dairesinde kalmakla gerçekten insan olur. Aksi halde hayvanlardan aşağı dereceye iner
BESMELE : Ottoman Turkish
Bismillahirrahmanirrahim
BESMELE-HÂN : Ottoman Turkish
f. Besmele çeken
BESMELEKEŞ : Ottoman Turkish
esmele çeken
BESNE : Ottoman Turkish
Yumuşak yer
BESNİYYE : Ottoman Turkish
Alçak ve yumuşak yerde biten buğday. * Şam diyarında belli bir yerde yetişen buğdaya da derler
BESR : Ottoman Turkish
Çok, kesir
BESRİK : Ottoman Turkish
(Bisrik) Hafif ve hızlı yürüyüşlü bir cins hecin devesi
BESS : Ottoman Turkish
Parça parça olmak, dağılıp serpilmek
BESSAM : Ottoman Turkish
Güler yüzlü olan adam. Çok gülen kimse
BİNA-DİL : Ottoman Turkish
f. Basiretli. Kalbi hakikatı kavrayan
BİNA-YI MECHUL : Ottoman Turkish
"Fiilde fâilin, öznenin meçhul olması hâli. Meselâ: ""Yazmak"" fiilinin binâ-yı meçhulü olan ""yazıldı"" kelimesinde olduğu gibi. Fiilde fâilin belli olması hâlinde de ""binâ-yı malûm"" denir. ""Nuri yazdı"" gibi."
BİNABERİN : Ottoman Turkish
f. Bunun üzerine, bu sebebe binâen, bundan dolayı
BİNAENALEYH : Ottoman Turkish
undan dolayı, bunun üzerine
BİNAGUŞ : Ottoman Turkish
f. Kulak tozu. * Kulak memesi
BİNAVEND : Ottoman Turkish
f. Mâni, engel
BİNBAŞI : Ottoman Turkish
"Ask: Bin kişiye yakın olan bir tabur askere kumanda eden subay; yarbayın bir alt, yüzbaşının bir üst derecesidir."
BİNC : Ottoman Turkish
Her nesnenin aslı ve kökü
BİNCİŞK : Ottoman Turkish
f. Şerçe kuşu
BİNEFSİHİ : Ottoman Turkish
Bizzat, kendisi, kendisi ile
BİNEFSİHİ : Ottoman Turkish
kendisiyle
BİNEK : Ottoman Turkish
f. Gözbebeği, hadeka
BİNENDE : Ottoman Turkish
f. Görücü, gören. * Tedbirli, ilerisini düşünen, akıllı
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani