Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
CEMM : Ottoman Turkish

Çokluk. Mecmu. * Kuyuda biriken su. * Hırs ve tama ile mal biriktirmek

CEMM : Ottoman Turkish

çokluk

CEMM-İ GAFİR : Ottoman Turkish

Büyük cemâat, insan kalabalığı. Ekseriyet. * Muhâfızlar

CEMMA : Ottoman Turkish

Boynuzsuz koyun

CEMMAL : Ottoman Turkish

Deveci, deve süren, deve sürücüsü

CEMMAZ : Ottoman Turkish

Hızlı giden

CEMMAZ-SÜVAR : Ottoman Turkish

f. Hızlı giden bineğe binen kimse

CEMMİGAFİR : Ottoman Turkish

ekseriyet, çoğunluk

CEMR : Ottoman Turkish

İnsanların bir araya toplanması. * Atın sıçrayarak yürümesi. * Ateş ve küçük taş vermek. * Bir kimseyi def etmek, kovmak

CEMR-ÜL GADA : Ottoman Turkish

Ateşi çok devam eden ağacın ateşinin koru

CEMRA : Ottoman Turkish

Kuvvetli dişi deve

CEMRE : Ottoman Turkish

(C.: Cimâr) Şiddetli karanlık. * Ateşli kömür parçası, kor. * İlkbaharda suya, yere, havaya düştüğü söylenen sıcaklık. * Hacıların Mina Vâdisinde şeytan taşlamaları

CEMRE : Ottoman Turkish

ısı

CEMRE-İ SÂLİSE : Ottoman Turkish

Üçüncü cemre ki, toprağa düşer

CEMRE-İ SÂNİYE : Ottoman Turkish

İkinci cemre ki, suya düşer

CEMRE-İ ULÂ : Ottoman Turkish

Birinci cemre ki, havaya düşer

CEMREVİYYE : Ottoman Turkish

Divân şairleri tarafından bayramlar, baharlar gibi cemre sebebiyle, muasır olan büyük makamlı ve rütbeli kişiler için yazılan şiirler

CEMUM : Ottoman Turkish

Yorga at. * Yürürken eşinen at

CEMÂD : Ottoman Turkish

cansız cisim

CEMÂDİYET : Ottoman Turkish

cansızlık, donukluk

CEMÂDÂT : Ottoman Turkish

cansız cisimler

CEMÂHİR : Ottoman Turkish

cumhuriyetler

CEMÂL : Ottoman Turkish

güzellik

CER'A : Ottoman Turkish

Kumlu, otsuz yer

CERA' : Ottoman Turkish

Suyu sora sora içmek