Turkish
CERCERE : Ottoman Turkish
Deve sesi
CERCİS : Ottoman Turkish
(A.S.)
(Circis) Taberi tarihine göre: İsâ Aleyhisselâmdan sonra gelmiş ve Filistinde yaşamış ve onun şeriatı ile amel etmiş olan bir peygamberdir. Yedi sene içersinde tebliğde bulunarak çok işkencelere maruz kalmış, müteaddid defalar öldürülmüş ve mu'cize ile dirilerek tekrar tebliğ vazifesine devam etmiştir. Kendisine düşmanlık eden kavim ateşle helâk edilmiştir. En sonunda yine Cercis Aleyhisselâm şehid edilmiştir
CERCÎS : Ottoman Turkish
üyük eziyetlerle şehit edilen bir peygamber
CERD : Ottoman Turkish
Elbisesini çıkarma, elbisesinden soyma, çıplak hâle getirme. * Ot ve ağaç yetişmeyen yer
CERDA : Ottoman Turkish
Mahrum, çıplak. * Tüysüz, dazlak. * Çorak, verimsiz toprak, arazi. * Karıştırılmamış
CERDAHL : Ottoman Turkish
Büyük gövdeli deve. * İnsanların her işine itiraz eden
CERDAK(A) : Ottoman Turkish
(C.: Cerâdik) Yufka ekmeği
CEREA : Ottoman Turkish
(C.: Cere') Ot bitmeyen kumlu yer
CEREB : Ottoman Turkish
Uyuz hastalığı, uyuzluk
CEREB-NAK : Ottoman Turkish
f. Uyuz hastalığına tutulmuş kimse, uyuz kişi
CEREC : Ottoman Turkish
Yüzüğün, parmağa geniş olması. * Taşlı, sert yer. * Muztarib. Iztırab ve acı çeken
CERECE : Ottoman Turkish
Büyük, geniş yol. * Ulu yol
CERED : Ottoman Turkish
Çıplak olma
CEREF : Ottoman Turkish
Bir kimsenin, kederden dolayı tükrüğünü yutkunup durması
CEREM : Ottoman Turkish
Ayrılmak. * Günâh. Cinâyet. * Hurma toplarken yere düşenleri yemek
CERENFEŞ : Ottoman Turkish
Yanları etli ve büyük olan kişi
CERENG : Ottoman Turkish
f. Kılıç veya topuzun çarpmasından çıkan ses. Zil veya çan sesi
CERES : Ottoman Turkish
Çan. * Zindan, hapis yeri. * Hayvanın boynuna asılan çıngırak
CERES-DAR : Ottoman Turkish
f. Çıngırak taşıyan, çıngıraklı
CEREVHAK : Ottoman Turkish
İplik yumağı
CEREYÂN : Ottoman Turkish
"Akma, akış, gidiş. Hareket. Akıntı. Gezme. Mürûr. Vuku, vâki olma. * Mc: Aynı fikir ve gaye etrafında toplananların meydana getirdikleri faaliyet ve hareket. Bu hareket; dinî, fikrî veya siyasî hareketler gibi birbirlerinden farklı sahalarda olabilir."
CEREYÂN : Ottoman Turkish
akma, akım
CEREYÂN-I HEVÂ : Ottoman Turkish
Hava akımı
CEREZ : Ottoman Turkish
Davarın art sinirinde olan bir hastalık
CEREZ (CÜRÜZ) : Ottoman Turkish
Suyu kesik olan. * Otsuz yer
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani