Turkish
Turkish
CEVİR : Ottoman Turkish
(Cevr) Cefa, eziyet, sıkıntı, üzüntü. Zulüm. * Tas: Tarikat adamının ruhen ilerlemesine mâni olan şey
CEVİR : Ottoman Turkish
eziyet
CEVL : Ottoman Turkish
Tavaf etme
CEVLAN : Ottoman Turkish
Şam'da bir dağ
CEVLE : Ottoman Turkish
Dönmek
CEVN : Ottoman Turkish
Ak, ebyaz, beyaz. * Kara, esved. (Ezdattandır)
CEVREB : Ottoman Turkish
(C.: Cevârib, Cevâribe) Çorap
CEVS : Ottoman Turkish
Kaba, büyük nesne
CEVSAK : Ottoman Turkish
Kasr, köşk, konak
CEVSE : Ottoman Turkish
Köşk, kasr, konak
CEVSEK : Ottoman Turkish
f. Düğme
CEVV : Ottoman Turkish
Yer ile gök arası. Gök boşluğu. Fezâ. * Ev veya odanın içi
CEVV : Ottoman Turkish
atmosfer
CEVV-İ HEVÂ : Ottoman Turkish
Hava boşluğu
CEVV-İ SEMÂ : Ottoman Turkish
Gökyüzü. Gök boşluğu. Fezâ. (Cevv-i âsuman da denir.)
CEVVAD : Ottoman Turkish
(Bak: Cevâd)
CEVVAL : Ottoman Turkish
Dâim hareket hâlinde olan
CEVVAZ : Ottoman Turkish
Malı toplayıp hayır ve tasadduk etmeyen kimse
CEVVİFEZÂ : Ottoman Turkish
uzay
CEVVİHAVA : Ottoman Turkish
atmosfer
CEVVÂD : Ottoman Turkish
sınırsız cömertlik sahibi Allah
CEVVÂL : Ottoman Turkish
pek hareketli
CEVVÎ : Ottoman Turkish
Gök boşluğuna âit. Cevve dâir
CEVZ : Ottoman Turkish
(C.: Ecvâz-Cevzât) Ceviz. * Her nesnenin ortası
CEVZ (CEVZÂN) : Ottoman Turkish
Malı toplayıp kimseye hayır ve sadaka etmemek. * Sallana sallana yürümek
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani