Turkish
CEZA-ÜŞ ŞART : Ottoman Turkish
"Şartın cevabı. Meselâ: Zeyd ayağa kalkarsa, ben de kalkarım cümlesindeki, ""ben de kalkarım"" ifadesi, birinci cümlenin cevabıdır."
CEZAEN : Ottoman Turkish
Cezâ olarak
CEZAİR : Ottoman Turkish
(Cezâyir) (Cezire. C.) Cezireler, adalar. * Kuzey Afrikada Fas ile Tunus arasında olan ülke ve bu ülkenin merkezi olan şehir
CEZALET : Ottoman Turkish
"Rekâketsiz ifade. * Güzellik. * Müdebbirlik, akıllılık. * Azim, büyük. * Edb: Kelimeler, ince veya sert söylenişlerine göre; elfâz-ı cezle veya elfâz-ı rakika diye ikiye ayrılır. Elfâz-ı cezle: Söylenişte tatlılığı bulunan veya heybet, ululuk, çarpışma, korkutma, yıldırma ifâde etmeğe uygun kelimeler olarak ayrılır. Celâdet, sadme, kazanfer, çekâçek, dırahşân gibi.. Bu çeşit kelimelerle, söylenen ve yazılan ifâdelerde cezâlet var, denir. (Edb. S.)"
CEZALET-İ BEYANİYE : Ottoman Turkish
Beyan ilmine ait ve beyan sahasındaki cezâlet
CEZALET-İ NAZMİYE : Ottoman Turkish
Kur'an-ı Kerim'deki kelime ve harflerin harika bir ahenk ve münâsebet ile nazm ve tertibindeki cezâlet
CEZAZE : Ottoman Turkish
Ekin biçmek. * Hurma kesmek. * Kıl ve yün kırkmak
CEZB : Ottoman Turkish
Kendine doğru çekme. * İçme
CEZB : Ottoman Turkish
kendine çekme
CEZBE : Ottoman Turkish
Tas: Meczubiyet, istiğrak. Allah'ı hatırlayıp Allah sevgisi ile kendinden geçer bir hale gelme
CEZBE : Ottoman Turkish
Allah sevgisiyle kendinden geçme hâli
CEZBE-EDA : Ottoman Turkish
f. Cezbeli olmak. Çekici olmak
CEZBEDAR : Ottoman Turkish
f. Cezbeli, çekici
CEZBEDARÂNE : Ottoman Turkish
Allah sevgisiyle kendinden geçercesine
CEZBEKÂRÂNE : Ottoman Turkish
cezbeye tutulmuşçasına
CEZBETMEK : Ottoman Turkish
Çekmek, ikna etmek, sevdirmek
CEZEA : Ottoman Turkish
(C.: Cezaât-Cizâ) Beş yaşına girmiş deve. * İki yaşına girmiş koyun. * Üç yaşına girmiş sığır ve at
CEZEB : Ottoman Turkish
Adamın ağzında tükrüğü kesilmek. * Hayvanın sütü az olmak
CEZEBAT : Ottoman Turkish
(Cezbe. C.) Cezbeler. (Bak: Cezbe)
CEZEL : Ottoman Turkish
(C.: Cezlan) şâd olmak
CEZER : Ottoman Turkish
Havuç. * Aslanın yediği et
CEZF : Ottoman Turkish
Kesmek. * Sürmek. * Evmek
CEZF (CÜZÂF) : Ottoman Turkish
Bir şeyi ölçmeden tartmadan almak
CEZH : Ottoman Turkish
Hediye, atâ, bahşiş vermek
CEZİA : Ottoman Turkish
(C.: Cezâyi) Koyun sürüsü
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani