Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
CEZİL : Ottoman Turkish

Bol. Çok. * Edb: Peltek ve bozuk olmayan kelime

CEZİM : Ottoman Turkish

(Bak: Cezm)

CEZİR : Ottoman Turkish

(Bak: Cezr)

CEZİRE : Ottoman Turkish

Ada. Dört tarafı su ile çevrilmiş toprak parçası.(Üç tarafı su ile çevrili kara parçasına yarımada denir.)

CEZİRET-ÜL ARAB : Ottoman Turkish

Arabistan yarımadası

CEZL : Ottoman Turkish

Kalın odun. Tomruk. * Sağlam. Metin. * Güzel ve muhkem fikir. * Rekik olmayıp doğru ve dürüst olan söz veya kelime. * Kâmil, dirayet sahibi, akıllı ve olgun adam

CEZLAN : Ottoman Turkish

Saadetli, mutlu, sevinçli

CEZM : Ottoman Turkish

(Cezim) Kat'î karar. Yemin. Kararlaştırmak. * Kesmek. * Niyet. Tahmin. Takdir. * İlzam. * İcâbe. * Gr: Arabçada kelime sonundaki harfi sâkin okumak. Kur'ân-ı Kerim okurken harfleri yerlerine vaz'edip mahrecinden çıkarırken tâne tâne, fesahat, beyan ve teenni ve sükûnet üzere okumak

CEZM : Ottoman Turkish

kesin karar

CEZM (CİZM) : Ottoman Turkish

Her nesnenin aslı. * Ağacın kökü. * Kesmek, kat'

CEZMA : Ottoman Turkish

Kulağı kesik koyun. * Kulağı delik koyun

CEZME : Ottoman Turkish

Bir kere yemek

CEZMEN : Ottoman Turkish

Kestirip atmak sûretiyle

CEZMİYET : Ottoman Turkish

kesin kararlılık

CEZMÎ : Ottoman Turkish

Kat'î niyet ve karara ait. Cezm

CEZR : Ottoman Turkish

"Kök, asıl, temel. Bünyâd. * Kesmek. * Mat: Kendi misline darbolunmakla (çarpılmakla) bir sayı meydana getiren rakam (Kare kök). Üç, dokuzun cezri'dir. Dokuz, üçün meczuru'dur. (Bak: Meczur) * Derya, deniz. * Arı kovanından bal almak. * Ay ve güneşin câzibesi te'siri ile deniz ve ırmak sularının çekilip kabarması. Buna ""med ve cezir"" hâdisesi denir."

CEZR-İ VETEDÎ : Ottoman Turkish

Kazık kök. Kazık gibi yere derinliğine giden kök. (Havuç gibi.)

CEZRE : Ottoman Turkish

Kasaplık koyun, keçi gibi davar. * Semiz koyun

CEZRÎ : Ottoman Turkish

Köklü. Kat'î. Köke âit ve müteallik

CEZRÎ : Ottoman Turkish

köklü

CEZU' : Ottoman Turkish

Çok sızlanan, kıvranan, feryad eden. Allah'tan gayrısından imdad bekleyen

CEZUR : Ottoman Turkish

(C.: Cüzür) Boğazlanacak deve. Hem erkeğe hem dişiye denir. (Boğazlanacak yere meczer derler. Boğazlayan kimseye cezzar derler.)

CEZZ : Ottoman Turkish

Kesmek, biçmek

CEZZAB : Ottoman Turkish

Fazla çekici olan. Cezub. Çok cezbeden

CEZZAF : Ottoman Turkish

Ağ ile balık tutan balıkçı