Multilingual Turkish Dictionary

German Turkish

German Turkish
ABKRAGEN : German Turkish

arcli. sevlendirmek

ABKRATZELSEN : German Turkish

n camurluk 2en l. kaziyarak cikarmak veya tcmizleinek
(abschaben) raspa etm.
V s. abilauen
(stcrhen) V: sifin tükctmck; ayaklan dikmek; mortoyu tekmek; hapi yutmak; kuyrugu titretmek; caviagi cek-mck; imamm kayigma binmek; tahtafi köyu boyiamak

ABKRAUTERR : German Turkish

tarla yahut bahcenin iniizir otlanni ayiklamak

ABKRIEGEN : German Turkish

s. abbekommen

ABKUNFT : German Turkish

l. (Ursprung) mense, asil
(Familie) aile, soysop, irk; von bürgerlicher ~ burjuva hir ailedcn geline

ABKÄMMEN : German Turkish

l. tarakla cikarmak (temizlemek)
ßg. (durch-suchen) inceden inceye aramak, taramak, taharri etm

ABKÖMMLICH : German Turkish

aşka bir işin ifasi icin vazifesinden ayrilmasinda mahzur olmayan; huzuru elzem olmayan

ABKÖMMLING : German Turkish

m l. s. Abkomme
chem. s. Derivat

ABKÜHLEN : German Turkish

l.sogutmak
serinlendirmek
ßg. hafifletmek, Revsetmek, tcskin etm,; sich ~ l.sognmak
serinlc(s)-mek
ftg. hafiflemek, gevscmek. Ihre Freundschaft hat sich recht abgekühlt. Aralannda sognkliik peyda oldu. Araya soßuklukgirdi. Aralan sogudii. °ung/l. sogn(t)ni;i, serinle(s)me
(der Be/ietumgen) sogukluk Sungs.fiäche/ Icchn. sopntma yiizeyi; (tcbrit sathl) "ungs.verlust ni teclin. sogutma zayiati

ABKÜRZEN : German Turkish

kisaltmak, ihtisar etm.; abgekürzt kisaltilmis, miilitasar ^u^g / l. kisaltma, ilitisar
(Weg-) kestirme yol
nuis. abrevyasyon ^ung
spräche / (hum. Akü-sprache) fazia kisaltmalar kullanilmaslyle cirkinlestirilen ifade tarzi

ABKÜSSEN : German Turkish

l. buseiere gark etmek; öpücükicre bogmak
(Tränen) dudaklaria silmek; öperek yok etm

ABLADEN : German Turkish

l.yükünü indirmek, bosaltmak; tahliye etmek
fig. F dert yanmak
(Geld) F ödemek; mangizleri sökülmek "e.stelle / cöplük Sung / jur. celpnamenin iptali

ABLAGE : German Turkish

l. depo, ambar
(Kleider~) gardirop, vestiyer
(abgelegte Akten) dosyalara gecirilen veya gecirilecek olan evrak
(Ablegekasten) käğıtlık

ABLAGERN : German Turkish

l. bayatlamak
inallan depo etm.; ~ lassen din-lendirmek; sie/! ~ l. cökmek, cökelmek, teressüp etm.
geol. katmanlasmak; abgelagert:
er Wein yillanmis sarap ^ung/ l. (Sediment) tortu, rüsup
(e-s Flusses) cökül °ungsschlcht / (des Meeres) kordon

ABLANDIG : German Turkish

naut. karadan denize dogru esen (rüzgär)

ABLASSEN : German Turkish

l. (hinunterlassun) (asagi) indirmek
(Faß usw.) bosaltmak
(Wasser) suyunu akitmak
(von et.) vazgecmek; artik israr etrnemek; cl cekmek
(von j-m) b-ni birakmak
(vom Preis) fiyattan bir miktar indir-mek
(käuflich) satmak
(von e-m Fehler) a) yapilan hatayi artik tekrar etmemek b) nefsini islall etm

ABLATION : German Turkish

geoy. ablasyon; yüze] erime

ABLATIV : German Turkish

m gr.
den haii; mefulünanh, mefulünminh, ablatif

ABLATSCHEN : German Turkish

(Schuhe) /• ihmaicihkla cabiicak eskitmek

ABLAUERN : German Turkish

l. (j-n) pusuda yatarak beklemek
(Gelegenheit) tirsat gözetlemek

ABLAUF : German Turkish

m l. akma, akis, seyelan
(-rinne) su oluğu
(Sport) Start
(Zeit~) mürur, greis
(e-r Frist) hitam, son, inkiza
naut. kizaktan suya inme
(Verlauf) vetire, seyir, gidis, sürec, mecra; noch vor ~ der ersten Minute Fb. ilk dakika dolmadan; natürlicher ~ seyri (mecrayi) tabii; nach •e-s Monats bir ay gectikten sonra

ABLAUFEN : German Turkish

tr. l. (abnützen) asindirmak, yipratmak, eskitmek
(Läden, Straßen) dolasmak; s.a. abklappern
(j-m den Rang) geride birakmak
(sich die Beine, die Schuh-sohlen nach et. ~) bsin pesinden kosmak; intr. l. s. abfließen

ABLAUSCHEN : German Turkish

kulak kabartarak elde etm

ABLAUSEN : German Turkish

l. bitlerini ayiklamak; bitlernek
ßg. (j-m et.) b-niti maiin] hile ile kapmak

ABLAUT : German Turkish

ni gr. kok seslisinin degismesi (z. B. singen, sang, ge-sungen)