Multilingual Turkish Dictionary

English

English
BE TOO NOISY : English Turkish

v. gürültü etmek, gürültü yapmak

BE TOO PARTICULAR : English Turkish

v. ince eleyip sık dokumak

BE TORN TO PIECES : English Turkish

v. parça parça olmak, paramparça olmak

BE TORN TO RIBBONS : English Turkish

lime lime olmak, parçalara ayrılmış olmak, paralanmak, paralanmış olmak

BE TOUCHED : English Turkish

duygulanmak, etkilenmek, müteessir olmak, kafayı yemek, delirmek

BE TOUCHING : English Turkish

v. bitişik olmak

BE TRANSFORMED INTO : English Turkish

v. dönüşmek

BE TRANSMITTED : English Turkish

v. geçmek

BE TRANSMITTED BY : English Turkish

v. bulaşmak

BE TREATED TO SMTH : English Turkish

v. ısmarlanmak (kendisine), ikram edilmek

BE TROUBLED ABOUT : English Turkish

v. üzülmek, yana dertli olmak

BE TROUBLED WITH : English Turkish

v. rahatsız olmak

BE TWISTED : English Turkish

v. kıvrılmak

BE TYPICAL OF : English Turkish

v. tipik örneği olmak

BE UNABLE TO BREATH : English Turkish

v. soluğu kesilmek

BE UNABLE TO CONTAIN ONESELF FOR : English Turkish

v. içi içine sığmamak, yerinde duramamak

BE UNABLE TO HELP : English Turkish

v. elinde olmamak

BE UNABLE TO LOOK ONE IN THE FACE : English Turkish

yüzüne bakamamak, birinin yüzüne bakmaktan utanmak, gözlerine bakmaya yüzü olamamak

BE UNABLE TO PULL : English Turkish

v. çekememek

BE UNABLE TO SLEEP : English Turkish

v. gözüne uyku girmemek

BE UNABLE TO SLOW DOWN : English Turkish

v. hızını alamamak

BE UNABLE TO STOP ONESELF : English Turkish

v. hızını alamamak

BE UNABLE TO TAKE : English Turkish

v. çekememek

BE UNABLE TO TOLERATE : English Turkish

v. çekememek

BE UNACQUAINTED WITH : English Turkish

v. tanımamak, tanışmamak