Multilingual Turkish Dictionary

English

English
MAKE NONSENSE OF : English Turkish

v. berbat etmek, etkisini azaltmak

MAKE NOTHING OF : English Turkish

anlam verememek, anlayamamak, önemsememek

MAKE OBEISANCE : English Turkish

v. saygı göstermek, hürmet etmek

MAKE OF : English Turkish

v. anlam vermek, anlamak

MAKE OFF : English Turkish

sıvışmak, kaçmak

MAKE OFF WITH : English Turkish

kaçırmak, çalmak, aşırmak

MAKE ONE : English Turkish

v. ortak olmak, birleşmek

MAKE ONE'S ADIEUS : English Turkish

v. veda etmek, vedalaşmak

MAKE ONE'S APPEARANCE : English Turkish

görünmek, görünüvermek

MAKE ONE'S DAY : English Turkish

mutlu etmek, sevindirmek

MAKE ONE'S ENTRANCE : English Turkish

v. giriş yapmak

MAKE ONE'S FAREWELLS : English Turkish

vedalaşmak, veda etmek

MAKE ONE'S GORGE RISE : English Turkish

v. midesini bulandırmak

MAKE ONE'S MARK : English Turkish

ünlü olmak, şöhret kazanmak

MAKE ONE'S MONEY LAST : English Turkish

v. para yetirmek

MAKE ONE'S MOUTH WATER : English Turkish

ağzını sulandırmak, iştahını kabartmak, canını istetmek

MAKE ONE'S PEACE WITH : English Turkish

arışmak

MAKE ONE'S PILE : English Turkish

küpünü doldurmak, yükünü tutmak, servet yapmak

MAKE ONE'S STOMACH RISE : English Turkish

v. midesini bulandırmak

MAKE ONE'S TOILET : English Turkish

v. süslenmek, makyaj yapmak

MAKE ONE'S WAY : English Turkish

aşarılı olmak, ilerlemek

MAKE ONESELF ACQUAINTED WITH : English Turkish

v. tanışmak, öğrenmek

MAKE ONESELF CLEAR : English Turkish

v. amacını net olarak açıklamak

MAKE ONESELF COMFORTABLE : English Turkish

v. rahatına bakmak

MAKE ONESELF DISLIKED : English Turkish

v. kendini sevdirmemek, antipatikleşmek