Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HATÎE : Ottoman Turkish

Hatâ. Günah. Kabahat. Suç

HATÎFE : Ottoman Turkish

Unu süt ile yoğurup pişirerek yapılan yemek

HATÎM : Ottoman Turkish

Kâbe-i Muazzama'nın şimal tarafındaki taş. Duvar gibi olan sur

HATÎT : Ottoman Turkish

Hasis kimse

HATIB : Ottoman Turkish

(Hatab. dan) Oduncu, odun toplayan. * İyiyi kötüyü ayırd edemeyen kimse

HATIB-I LEYL : Ottoman Turkish

Geceleyin odun toplayan kimse. * Mc: Mânâsız ve saçmasapan sözler konuşan adam

HATIF : Ottoman Turkish

Süratli kapıp götürücü. * Göz kamaştırıcı şimşek

HATIL : Ottoman Turkish

Taş duvarı takviye etmek için her bir-iki metrede çekilen tuğla veya kereste tabakası

HATIM : Ottoman Turkish

(C.: Havâtim) Yüzük

HATIR : Ottoman Turkish

Zihin. Fikir. Gönül. Kalb. Hal. Tedbir. Vesvese

HATIR-AZAR : Ottoman Turkish

f. Hatır kıran

HATIR-AZÜRDE : Ottoman Turkish

f. Hatırı kırılmış

HATIR-AŞÜFTE : Ottoman Turkish

f. Gönlü perişan olan

HATIR-GÜŞA : Ottoman Turkish

f. Gönle ferahlık veren. İç açan

HATIR-MANDE : Ottoman Turkish

f. Gücenmiş, kalbi incinmiş, hatırı kırılmış

HATIR-NEVAZ : Ottoman Turkish

f. Gönüle okşayan, hatırnaz

HATIR-NİŞAN : Ottoman Turkish

f. Hatırda kalan, akılda duran

HATIR-NİŞİN : Ottoman Turkish

f. Akılda kalan, hatırda kalan

HATIR-SAZ : Ottoman Turkish

Hatır yapan, gönül alan

HATIR-ZAD : Ottoman Turkish

f. Akla gelen, hatıra doğan

HATIR-I NEFSANÎ : Ottoman Turkish

Tas: Dünya ve nefis muhabbetinin cismanî kuvvete galebesi

HATIR-I NÂ-ŞÂD : Ottoman Turkish

Tasalı ve kederli gönül

HATIR-I RAHMANÎ : Ottoman Turkish

Tasavvuf ehlinin kalbinde, Allah'ın cemal-i vahdetinin tecellisiyle tam bir sükûnet olması. Buna muhabbetullah da denir

HATIR-I ŞEYTANÎ : Ottoman Turkish

Tas: Nefsin zevklerine muhabbet yüzünden, ma'siyet ve günahlara düşmek

HATIR-ŞİKEN : Ottoman Turkish

f. Gönül inciten, kalb kıran, hatır kıran