Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HATTAT : Ottoman Turkish

güzel yazı yazan kimse

HATTİYYE : Ottoman Turkish

(C.: Hatyât) Canı, kıymeti yüce olmak. * Küçük ok

HATTÂ : Ottoman Turkish

ile, hem, üstelik

HATUN : Ottoman Turkish

(C.: Havâtın) Kadın. Hanım. * Tar: Yüksek şahsiyetli kadınlara veya hakan eşlerine verilen ünvan

HATUT : Ottoman Turkish

Tez yürüyüşlü yedek atı

HATV : Ottoman Turkish

Adım adım yürümek, adım atmak

HATVE : Ottoman Turkish

(Hutve) Adım. Bir adım atışta iki ayak arasındaki mesafe. Bir adım atmak

HATVE : Ottoman Turkish

adım, bölüm

HATVE-ENDAZ : Ottoman Turkish

f. Adım atan

HATVE-ENDAZÎ : Ottoman Turkish

f. Adım atıcılık

HATVE-İ TEKARRÜB : Ottoman Turkish

Yaklaşma adımı

HATVE-ŞÜMAR : Ottoman Turkish

f. Adım sayan. * Çekinerek ve ihtiyatla yürüyen

HATÂ : Ottoman Turkish

yanlış, yanlışlık

HATÂENDER : Ottoman Turkish

hata içinde

HATÂKÂR : Ottoman Turkish

hatalı

HATÂKÂRÂNE : Ottoman Turkish

hata edercesine

HATÂYÂ : Ottoman Turkish

hatalar

HATÎ : Ottoman Turkish

Fakir kavutu

HATÎ' : Ottoman Turkish

Yaramaz kimse

HATÎA : Ottoman Turkish

Ok atan kimselerin, baş parmaklarına geçirdikleri deri

HATÎB : Ottoman Turkish

Odunu çok olan kimse

HATÎB : Ottoman Turkish

konuşmacı, hatip

HATÎBE : Ottoman Turkish

Ormanlık, ağaçlık yer. * Odunluk

HATÎCE : Ottoman Turkish

(Hadîce) Vakitsiz ve erken doğan kız çocuğu. * Fetva metinlerinde kadını temsil eden umumi isimlerden birisi. (Ötekiler: Hind, Fâtıma ve Zeyneb'dir.)

HATÎCE-İ KÜBRA : Ottoman Turkish

Peygamberimizin (A.S.M.) ilk zevcesi ve mü'minlerin annesi. Yirmidört sene bütün varlığıyla ve mülküyle Peygamber Efendimize hizmet etmiş ve Ona ilk olarak iman etmiştir. (Radıyallahu Anha)