Turkish
HAVALENAME : Ottoman Turkish
f. Posta gibi vasıtalarla para göndermek üzere yazılan havale mektubu
HAVALETEN : Ottoman Turkish
Havale suretiyle, havale olarak
HAVALİ : Ottoman Turkish
Çevre, civar, etraf, yöre
HAVAMİS-İ SÜLEYMANİYE : Ottoman Turkish
"Tar: Süleymaniye Medresesini teşkil eden medreselerden beşinin müderrisine verilen ünvan. İlk zamanlarda havamis namı altında beş medrese ve beş aded de müderris bulunurken daha sonraları müderrislerin sayıları arttırılmış ve bundan dolayı ""havamis"" kelimesi de ""hamise""ye kalbolunmuştur. Havamis medreseleri sonraları ""Hâmise-i Süleymaniye"" ismini almıştır."
HAVAN : Ottoman Turkish
İçinde çeşitli şeylerin dövülüp ufalandığı ağaç, mâden veya taştan yapılmış çukurca kap. * Tütün kesmekte kullanılan makine. * Başkalarına destek olacak gücü bulunmadığı halde, yardakçılık eden kimse. * Elektrikî bir boşalmanın ısı değerini gösteren âlet. * İçine çukur delikler oyulmuş büyük ağaç kütüğü. (XlX. yy.dan önce bu deliklerin içinde, kara barutun bileşimine giren maddeler tokmak vasıtasıyla dövülerek ufalanırdı.) * Ask: Namlusu çapına oranla kısa olan ve aşırma atış yapmak için kullanılan top cinsinden bir ateşli silâh
HAVANİT : Ottoman Turkish
(Hânut. C.) Dükkânlar. * Meyhaneler, işrethâneler
HAVANIK : Ottoman Turkish
(Hânkah. C.) Tekkeler
HAVARE : Ottoman Turkish
f. Yiyecek, azık
HAVARİ : Ottoman Turkish
Yardımcı. * Hz. İsa'nın (A.S.) yardımcı ve sahabeleri olan 12 zâttan her biri
HAVARİC : Ottoman Turkish
(Hâric ve Hârice. C.) Asiler, zorbalar, isyankârlar. * Hâricîler. Hâriçte kalanlar. (Bak: Hâricî)
HAVARİYYUN : Ottoman Turkish
Hz. İsa'nın (A.S.) yardımcı ve sahabeleri olan 12 kişinin hepsine birden verilen isim. Bunlar: İsa'nın (A.S.) Petrus adını verdiği Yunus'un oğlu Simun, kardeşi Andreas, Yakub, Zebedi'nin oğlu Yuhanna, Filipus ve Bartholomaeus, Matta ve Tomas, Alte'nin oğlu Küçük Yakub, Gayur Simdeu, Yakub'un oğlu Yahuda, hain Yahuda İskariyot'tur
HAVARIK : Ottoman Turkish
(Hârika. C.) Acib ve garip olan hâdise. İnsanda hayret ve hayranlık uyandıran şeyler. * Okun nişanı delerek öbür tarafından çıkıp gitmesi
HAVARIK-I ÂDE : Ottoman Turkish
Fevkalâde olaylar, hârika hâdiseler
HAVAS : Ottoman Turkish
(C.: Ahvâs) Çukur ve kısık gözlü olmak
HAVAS : Ottoman Turkish
seçkinler
HAVASS : Ottoman Turkish
(Hasse. C.) Hasseler. Duygular
HAVASS-I (HAMSE-İ) BÂTINA : Ottoman Turkish
Kalbe bağlı beş duyğu: Hiss-i müşterek (hayâl kuvveti), müdrike (akıl), vehim (vâhime), hâfıza, mutasarrıfa (meydana getirici hayal kuvveti)
HAVASS-I (HAMSE-İ) ZÂHİRE : Ottoman Turkish
Zâhirî beş duygu: Tatmak, görmek, işitmek, koklamak, dokunup duymak
HAVASIB : Ottoman Turkish
(Hâsıb. C.) Şiddetli rüzgârlar, fırtınalar
HAVASIN : Ottoman Turkish
(Hâsına. C.) Namuslu kadınlar
HAVAT : Ottoman Turkish
Tavşancıl kanadının fısıltısı. * Ses, sadâ
HAVATİM : Ottoman Turkish
(Hâtem. C.) Mühürler, hâtemler
HAVATİN : Ottoman Turkish
(Hâtun. C.) Şerefli kadınlar, hâtunlar
HAVATÎM : Ottoman Turkish
(Hatime. C.) Sonlar, nihayetler
HAVATIF : Ottoman Turkish
Göz kamaştırıcı şeyler. (Bak: Hâtıf)
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani