Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HAVÂTİM : Ottoman Turkish

mühürler, sonlar

HAVÂTİM-İ RESMİYYE : Ottoman Turkish

Resmî mühürler

HAVÂTIF : Ottoman Turkish

göz kamaştıran şeyler

HAVÂTIR : Ottoman Turkish

hatıralar

HAVÎ : Ottoman Turkish

Çekirge

HAVÎRİYYÛN : Ottoman Turkish

havariler

HAVIT : Ottoman Turkish

Deve semeri. Devenin hörgücüne takılan küçük semer

HAVŞEB : Ottoman Turkish

Köstek yeri

HAY : Ottoman Turkish

f. Eyvah! Vay!

HAY'AL : Ottoman Turkish

Yakasız gömlek

HAY'AME : Ottoman Turkish

Yaramaz huylu, kötü mizaçlı

HAYA : Ottoman Turkish

Yağmur. * Ucuzluk

HAYA-HUY : Ottoman Turkish

f. Çığlık, vâveyla. * Çalıp eğlenmeden çıkan gürültü, ses

HAYADAR : Ottoman Turkish

f. Utangaç, çekingen, mahcub

HAYADİD : Ottoman Turkish

(Haydud. C.) Haydutlar, eşkiyalar

HAYAL : Ottoman Turkish

(C.: Hayâlât) Zihnen tasarlanan şey. Hakikatı bilinmeyip akılla tasarlanan veya gölgeli görünen şey. * Asıl olmayan ve akıldan geçen fikir

HAYAL-İ BEŞER : Ottoman Turkish

İnsan hayali

HAYAL-İ FENER : Ottoman Turkish

Sihirbaz feneri denilen ve resimli camları olan ve bu resimleri duvara aksettiren fenere benzer bir âlet. * Mc: Son derece vücutça zayıf olan kimseler için kullanılır

HAYAL-İ HÂİL : Ottoman Turkish

Korku ve dehşet veren hayal

HAYAL-İ SEFİD : Ottoman Turkish

f. Beyaz hayal

HAYAL-PEREST : Ottoman Turkish

f. Hayalî şeylerle çok uğraşan. Çok hayal kuran. Dalgın. Olmayacak şeylerle avunan

HAYAL-PERESTLİK : Ottoman Turkish

Kelâmda hakikatı rencide edecek şekilde lüzumsuz hayallere yer vermek

HAYAL-PERVER : Ottoman Turkish

f. Hayale düşkün

HAYALEN : Ottoman Turkish

Hayal olarak. Zihinde tasarlayıp canlandırarak

HAYALET : Ottoman Turkish

Göze görünen hayal, karaltı