Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HÂMIZ-I KARBON : Ottoman Turkish

Kim: Karbonik asit

HÂMIZAT : Ottoman Turkish

(Hâmız. C.) Asitler. Sirke gibi ekşi olan şeyler

HÂMIZAT-I ŞAHMİYE : Ottoman Turkish

Yağ asitleri

HÂMIZİYYET : Ottoman Turkish

Ekşilik, kekrelik

HÂMIZIKARBON : Ottoman Turkish

karbondioksit

HÂN : Ottoman Turkish

hükümdar

HÂNEDÂN : Ottoman Turkish

asil ve köklü aile

HÂNENDE : Ottoman Turkish

f. Okuyan, şarkı söyleyen

HÂNENDE : Ottoman Turkish

şarkıcı

HÂNENDE-GÂN : Ottoman Turkish

f. (Hânende. C.) Hânendeler, şarkı söyleyenler, şarkıcılar

HÂNENDE-GÎ : Ottoman Turkish

f. Şarkıcılık, hânendelik

HÂNMÂN : Ottoman Turkish

f. Ev-bark, ocak

HÂNMÂN-SÛZ : Ottoman Turkish

f. Ocak yakıcı, ev-bark yakan

HÂNÇE : Ottoman Turkish

f. Küçük tepsi, ufak sini

HÂNÇE-İ ZER : Ottoman Turkish

Küçük altın tepsi. * Mc: Güneş

HÂR : Ottoman Turkish

f. Diken

HÂR-I FİRKAT : Ottoman Turkish

Ayrılık acısı

HÂRİC : Ottoman Turkish

Bir şeyin veya mahallin veya memleketin dışında kalan. * Ecnebi

HÂRİC : Ottoman Turkish

dış, dışarı, dışarıdan

HÂRİC-İ VATAN : Ottoman Turkish

Vatanın harici

HÂRİKA : Ottoman Turkish

Ateş, nâr, od

HÂRİKA : Ottoman Turkish

normalin üstünde olup hayret uyandıran şey

HÂRİKA-İ SEVDÂ : Ottoman Turkish

Aşk ateşi

HÂRİKA-PİŞE : Ottoman Turkish

f. Hârikalı. Hârika işler yapan