Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
SEBT-İ DEFTER : Ottoman Turkish

Deftere geçirme, deftere yazma

SEBTANE : Ottoman Turkish

Tüfek

SEBTEL : Ottoman Turkish

Çürük yumurta

SEBU : Ottoman Turkish

f. Testi

SEBU' : Ottoman Turkish

(C.: Sebâ') Yırtıcı hayvan. Canavar

SEBUH : Ottoman Turkish

(Sibh. den) Yüzgeç

SEBUHA : Ottoman Turkish

Mekke şehri

SEBUİYE : Ottoman Turkish

Yırtıcıya mensub, canavarlıkla ilgili

SEBUİYET : Ottoman Turkish

Yırtıcılık, parçalayıcılık. Yırtıcı hayvanın fıtri hassası

SEBUÇE : Ottoman Turkish

f. Küçük testi. * Küçük kap

SEBY : Ottoman Turkish

Harpte esir alınma. * Uzaklaştırma. * Bir yerden başka bir yere sürüp giderme

SEBZ : Ottoman Turkish

f. Yeşil, yeşil renkli

SEBZ-FÂM : Ottoman Turkish

Yeşil renkli

SEBZEVAT : Ottoman Turkish

f. Yeşil bitkiler, yeşil nebatlar

SEBZEVÂT : Ottoman Turkish

yeşil bitkiler

SEBZEZAR : Ottoman Turkish

f. Çayırlık, çimenlik, yeşillik. * Bostan, sebze tarlası

SEBZFAM : Ottoman Turkish

f. Yeşil renkli

SEBZİN : Ottoman Turkish

f Rengi yeşil. Yeşil renkli

SEBZPUŞ : Ottoman Turkish

f. Yeşil elbiseli, yeşil örtülü

SEBÂT : Ottoman Turkish

dayanma, kararlılık

SEBÂTKÂR : Ottoman Turkish

sebatlı, kararlı

SEBÂTKÂRÂNE : Ottoman Turkish

sebat edercesine

SEBÊ : Ottoman Turkish

Yemen ülkesinde tarihî bir şehir

SEBÎR : Ottoman Turkish

Mekkede bir dağ

SEBÛİYET : Ottoman Turkish

yırtıcılık