Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
SEBÜK : Ottoman Turkish

f. Hafif. Ağırbaşlılığı ve ağırlığı olmayan

SEBÜK-ENDİŞ : Ottoman Turkish

f. Derin düşünmeyen, sathi düşünen

SEBÜK-İNÂN : Ottoman Turkish

f. Çabuk koşan

SEBÜKBÂR : Ottoman Turkish

f. Yükü hafif. Ağırlıksız, eşyası az olan. * Derdi, düşüncesi olmayan

SEBÜKHÎZ : Ottoman Turkish

f. Çabuk kalkan, hareket eden

SEBÜKMAĞZ : Ottoman Turkish

f. Hafif beyinli, düşüncesiz. Ahmak. Akılsız

SEBÜKMİZAC : Ottoman Turkish

f. Hafif mizaçlı

SEBÜKMÂYE : Ottoman Turkish

f. İtibarsız, değersiz, kıymetsiz

SEBÜKRE'Y : Ottoman Turkish

f. Düşüncesiz, hafif fikirli

SEBÜKREV : Ottoman Turkish

f. Çabuk giden

SEBÜKRUH : Ottoman Turkish

f. Hafif ruhlu. * Zarif ve şen olan. Hoşa giden, hoş sohbet. * Mc: Lâübâli

SEBÜKSER : Ottoman Turkish

(C.: Sebükserân) f. Hafif düşünceli. * Sefih, aşağılık

SEBÜKÎ : Ottoman Turkish

f. Hafiflik

SEBÜLMESANÎ : Ottoman Turkish

tekrar tekrar okunan, iki kez nazil olan Fatiha sûresi

SEC' : Ottoman Turkish

(C.: Escâ-Esâci) Kumru sesi. * Kafiyeli söz

SEC'A : Ottoman Turkish

Kuşların cıvıltısı gibi olan ses. * Edb: Nesir hâlindeki kafiyeli yazı

SECA' : Ottoman Turkish

Yarasa

SECAH : Ottoman Turkish

Letafet, güzellik. Rıfk. Adl. * Yumuşak yer

SECAHAT : Ottoman Turkish

Mülâyemet, rıfk. Cemalin tenasüp içindeki kemali

SECAVEND : Ottoman Turkish

f. Kur'an-ı Kerim'de doğru okunması için yapılan işaretler.Kur'an-ı Azîmüşşan'ı okurken durularak nefes alınacak yerler, âyet sonları ile secavend mahalleridir. Secavend denilen huruf-u rumuziye ise şunları ifade ederler: $ Durmanın lüzumunu gösterir. Bu lüzum şer'î bir lüzum olmayıp, ıstılahî bir lüzumdur. Meselâ: $ Tilâvet eden $ da durur. Sonra $ den devam eder

SECAYA : Ottoman Turkish

(Seciye. C.) Karakterler, huylar, seciyeler, ahlâk ve tabiatlar

SECAYA-YI SÂMİYE : Ottoman Turkish

Yüksek ve kıymetli seciyeler

SECAÂT : Ottoman Turkish

Kuşların ötüşleri, sec'aları. * Nesir halindeki yazının kafiyeleri

SECC : Ottoman Turkish

(Sücuc) Akıcı bir şeyin kesretle dökülüp akması, akıtılması. Su akmak

SECCAC : Ottoman Turkish

Çağlayan. Şarıltı ile akan