Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
SECCADE : Ottoman Turkish

Genellikle üzerinde secdeye varmakta yâni namaz kılmakta kullanılan küçük halı, kilim cinsinden sergi

SECCAL : Ottoman Turkish

akıp giden

SECCAN : Ottoman Turkish

(Sicn. den) Gardiyan, zindancı, hapishane memuru

SECDE : Ottoman Turkish

Allah'ın (C.C.) huzurunda yere kapanış. İbadet ve Allah'a (C.C.) memnuniyetini ve itaatini bildirmek veya şükretmek için yere kapanarak alın, burun ucu, eller, dizler ve ayak uçları yere gelecek şekilde yapılan en büyük tazim ifade eden hareket. Namazın bir rüknü

SECDE : Ottoman Turkish

Allah için yere kapanış

SECDE SURESİ : Ottoman Turkish

Kur'an-ı Kerim'in
Suresidir. Mekkîdir

SECDE-BER-ZEMİN-İ HAYRET VE MUHABBET : Ottoman Turkish

Hayret ve muhabbetle yere secde etmek

SECDE-İ TİLÂVET : Ottoman Turkish

Kur'an okurken veya dinlerken secde âyeti dinlenir veya okunursa secdeye kapanmak vâcibdir. Okuma secdesi mânasiyle bu isim verilmiştir. Abdestli ve bulunduğu yer temiz olmak şartiyle kıbleye müteveccihen secde edilir. (Kur'an-ı Kerim'de, 7, 13, 16, 17, 19, 22, 25, 27, 32, 38, 41, 53, 84 ve
Surelerde olmak üzere 14 yerinde secde âyeti vardır.)

SECDE-İ ŞÜKRAN : Ottoman Turkish

Şükür secdesi. Şükretmek maksadıyla yapılan secde

SECDE-İ ŞÜKÜR : Ottoman Turkish

Bir lütf-u İlâhîden dolayı veya bir musibetin izn-i İlâhi ile kaldırılmasından sonra hamd ve şükür için edilen secde

SECDEGÂH : Ottoman Turkish

f. Namaz kılınıp secde edilecek yer. İbadet yapılacak yer

SECDEGÂH : Ottoman Turkish

secde yeri

SECDETEYN : Ottoman Turkish

Birbiri arkası yapılan iki secde

SECDEVARİ : Ottoman Turkish

secde gibi

SECEC : Ottoman Turkish

Dökülmüş su

SECEDE : Ottoman Turkish

(Sâcid. C.) Secde edenler

SECEL : Ottoman Turkish

Genişlik, vüs'at. * Büyüklük, azamet

SECENCEL : Ottoman Turkish

(Secencele) Ayna

SECER : Ottoman Turkish

Yassı ve enli

SECES : Ottoman Turkish

Bozuk ve bulanık su

SECEÂT : Ottoman Turkish

cıvıltılar, ritimli sesler

SECFAN : Ottoman Turkish

Ev önünde olan perdenin iki kanadı

SECH : Ottoman Turkish

Tırmalama. * Bir şeyin kabuğunu veya derisini soyup sıyırma

SECİ : Ottoman Turkish

nesir kafiyesi

SECİ' : Ottoman Turkish

"Edb: Nesrin kafiyesidir. Seci'ler, ya cümlelerin sonunda yahut arasında bulunur. Sondaki seci'ler bir kelime vasıtasiyle birbirine bağlanır, onlara ""Seci'-i mukayyed"" denilir. Aradaki seci'ler ise yekdiğerlerine bağlı olmadıklarından onlara sec'i-i mutlak tâbir olunur. İçiçe olan seci'lere ""Seci' ender seci"" denir."