Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
VUKUFİYET : Ottoman Turkish

iyice bilme ve anlama

VUKUKA : Ottoman Turkish

Tavuk gıdaklaması. * Köpek havlaması

VUKÛ : Ottoman Turkish

oluş, meydana gelme

VUKÛÂT : Ottoman Turkish

oluşlar, hâdiseler

VUSAFA : Ottoman Turkish

(Vasif. C.) Hizmetçiler, uşaklar

VUSKA : Ottoman Turkish

(Bak: Vüska)

VUSLA : Ottoman Turkish

Bir şeyi başka bir şeye ekleyen, bitiştiren şey

VUSLAT : Ottoman Turkish

Visal. Sevdiğine kavuşma, ulaşma, bitişme. Bitiştiren

VUSLAT : Ottoman Turkish

kavuşma

VUSTA : Ottoman Turkish

(Müe.) Orta. Ortası. * Orta parmak

VUSTA : Ottoman Turkish

orta

VUSU' : Ottoman Turkish

Kudret, tâkat, güç, kuvvet

VUSUB : Ottoman Turkish

Dâim ve sürekli olmak. * Vâcip olmak

VUSUK : Ottoman Turkish

(Visâk ve Vesâk. C.) Bağlar, râbıtalar. * Sözleşme yerleri. * Andlaşmalar

VUSUL : Ottoman Turkish

Ulaşma, erişme, varma, yetişme

VUSÛL : Ottoman Turkish

ulaşma

VUU' : Ottoman Turkish

Tilki

VUUD : Ottoman Turkish

Vaidler. Vâdeler

VUUL : Ottoman Turkish

şerefliler. * Kuvvetliler

VUZ' : Ottoman Turkish

Kadının temizliğinin sonunda hayızdan evvel hâmile olması

VUZU' : Ottoman Turkish

Abdest alma. Abdest suyu. Abdest

VUZUH : Ottoman Turkish

Açıklık. Açık ve anlaşılır şekilde olmak. Netlik. * Aydınlık. * Edb: İfadede açıklık

VUZÛH : Ottoman Turkish

açıklık, netlik

VÂBESTE : Ottoman Turkish

ağlı

VÂCİB : Ottoman Turkish

(Vücub. dan) (C.: Vâcibât) Lüzumlu, mecburi olan. * Fık: Yerine getirilmesi her müslüman için gerekli ve borç olup, yapılmadığı takdirde büyük günah olan Allah'ın emirleri. Yapılması zannî delil ile belli olan. Terki câiz olmayan. Yapılması şer'an kat'i derecede bir delil ile sâbit olmamakla beraber, her halde pek kuvvetli bir delil ile sâbit bulunan şeydir. (Vitir ve Bayram namazları gibi.) * İlm-i Kelâm'da: Varlığı zaruri olup, olmaması imkânsız bulunan