Turkish
VÂCİB : Ottoman Turkish
mecburi, farza yakın hüküm
VÂCİB-ÜL İFA : Ottoman Turkish
İfa edilmesi lüzumlu olan. Yapılması gerekli olan
VÂCİB-ÜL VÜCUD : Ottoman Turkish
"Vücudu mutlak var olan, yokluğu mümkün olmayan Cenâb-ı Hak.(Vâcib-ül vücuddur, yâni; O'nun vücudu zâtîdir, ezelîdir, ebedîdir, ademi mümteni'dir. Zevali muhaldir. Tabakat-ı vücudun en râsihi, en esaslısı, en kuvvetlisi, en mükemmelidir. Sair tabakat-ı vücud O'nun vücuduna nisbeten gayet zayıf bir gölge hükmündedir. M.) (Bak: Kıyam-ı binefsihî, Vücud)"
VÂCİBE : Ottoman Turkish
Yapılıp yerine getirilmesi vâcib derecesinde lüzumlu olan şey
VÂCİBÂT : Ottoman Turkish
(Vâcibe. C.) Yapılması lüzumlu olan şeyler. Vâcib olan şeyler
VÂCİBÜLVÜCÛD : Ottoman Turkish
varlığı zaruri olan Allah
VÂCİD : Ottoman Turkish
zaruri varlık
VÂD : Ottoman Turkish
vaad, söz verme
VÂDE : Ottoman Turkish
elirli süre
VÂDÎ : Ottoman Turkish
iki dağ arası uzun çukur
VÂESEFA : Ottoman Turkish
esefler olsun, yazık!
VÂFİ : Ottoman Turkish
tam, yeter
VÂFİ VE KÂFİ : Ottoman Turkish
Bol bol yeter
VÂFİ(YE) : Ottoman Turkish
(Vefâ. dan) Tam, elverişli, kâfi, yeter. * Sözünün eri. * Va'dini mutlak yerine getiren Cenab-ı Hak
VÂFÎ : Ottoman Turkish
vefalı, kendini seveni unutmayan, ilgisini kesmeyen
VÂHA : Ottoman Turkish
çöl ortasında yeşillik
VÂHASRETÂ : Ottoman Turkish
ah özledim!
VÂHİB : Ottoman Turkish
(Vâhibe) Bağışlayan, veren, ihsan eden, hibe eden
VÂHİB : Ottoman Turkish
ağış yapan, veren
VÂHİB-ÜL ATÂYÂ : Ottoman Turkish
Hediyeler bağışlayan. Bağışlar ihsan eden. (Cenab-ı Hak (C.C.)
VÂHİB-ÜL HAYAT : Ottoman Turkish
Hayatı bağışlayan, hayat veren Allah (C.C.)
VÂHİD : Ottoman Turkish
Bir, tek, biricik. Eşi, benzeri, cüz'ü, parçası olmayan Allah (C.C.) Ferid
VÂHİD : Ottoman Turkish
yalnız, tek
VÂHİD-İ İ'TİBARÎ : Ottoman Turkish
Hakikatta olmayıp varlığı farazî olarak kabul edilen bir şey. Varlığına itibar edilen şey. (Ağırlık için kilo, uzunluk için metre bir vâhid-i itibarîdir.)
VÂHİD-İ KIYASÎ : Ottoman Turkish
"Bir şeyin miktarını ve sair hususiyetlerini ölçmek için kendi cinsinden değişmez olarak tayin edilen parça veya miktar. Meselâ: Uzunluğun ""vâhid-i kıyasîsi"" metredir. Hava tazyiklerinin ve sıcaklıklarınınki de derecedir."
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani