Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ÂSİTAN : Ottoman Turkish

f. Kapı eşiği. * Dergâh. * Tekke

ÂSİVEN : Ottoman Turkish

f. Şaşkın, sersem, aklı dağınık

ÂSİYE : Ottoman Turkish

Kederli, hüzünlü kadın. * Sütun, kolon, direk. * Hz. Musa'yı (A.S.) Nil nehrinden çıkararak büyütüp yetiştiren kadın. Firavunun zevcesinin ismi

ÂSİYÂ : Ottoman Turkish

f. Su değirmeni

ÂSÂN : Ottoman Turkish

f. Kolay. Suhuletli. Yesir. * Bükülmüş ipin her katı

ÂSÂNÎ : Ottoman Turkish

Suhulet, kolaylık

ÂSÂR : Ottoman Turkish

Öç almalar. İntikamlar. * Eserler. * İzler. Nişanlar. Abideler. * Âdetler

ÂSÂR-I ATİKA : Ottoman Turkish

Eski eserler

ÂSÂR-I EDEBİYYE : Ottoman Turkish

Edebî değeri olan eserler

ÂSÂR-I MATBUA : Ottoman Turkish

Tabedilmiş basılmış olan eserler

ÂSÂR-I MERGUBE : Ottoman Turkish

Muteber ve rağbet kazanmış olan eserler

ÂSÂR-I SAN'AT : Ottoman Turkish

Sanat eserleri

ÂSÎ : Ottoman Turkish

Hurma salkımı

ÂSÛN : Ottoman Turkish

(Asi. C.) İsyan edenler. Günahkârlar

ÂSÛR : Ottoman Turkish

(C.: Avâsir) Tuzak, ağ. * Şer. * Şiddet

ÂTBİN : Ottoman Turkish

f. Sözü doğru faziletli kimse

ÂTİŞ : Ottoman Turkish

(Atişe) Susuz, susamış

ÂTIF : Ottoman Turkish

(Atf. dan) Yüzünü çeviren, bakan. Meyleden, yönelen. * Bağlaç. * Şefkat edici kimse. Merhametli, müşfik. * Yarış atlarının altıncısı. * Gr: İki kelimeyi birbirine bağlayan harf veya kelime

ÂTIK(A) : Ottoman Turkish

Azad edilmiş, Serbest bırakılmış kimse. * Yaşlı. * Genç kız.* Temiz soylu. * Eski. * Yavru kuş

ÂTIL : Ottoman Turkish

(Âtıla) İşlemez. Boş. Tenbel. * Bozulmuş

ÂTIM : Ottoman Turkish

Ölen, mahvolan

ÂVÂ' : Ottoman Turkish

Şiddet. * Kıtlık, kaht

ÂVÂZ : Ottoman Turkish

f. Sadâ, Yüksek ses. * şöhret

ÂVÂZ-I RA'D U SÂİKA : Ottoman Turkish

Gök gürlemesinin ve yıldırımın âvâzı, sesi

ÂYEN : Ottoman Turkish

f. Demir